Sun Savunma

İsviçre Buzulunda Bulunan Bedenler 1942 Yılındaki Bir Gizemi Aydınlatabilir

GÜNCEL HABER 22 Temmuz 2017 - 22:38 369 KEZ OKUNDU 0 YORUM YAPILDI

İsviçre Buzulunda Bulunan Bedenler 1942 Yılındaki Bir Gizemi Aydınlatabilir

İsviçre Buzulunda Bulunan Bedenler 1942 Yılındaki Bir Gizemi Aydınlatabilir

Yazarlar: DAN BILEFSKY ve NICK CUMMING-BRUCE, Mytimes.com, 18 Temmuz 2017

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 20 Temmuz 2017

İsviçre’de bir buzulda, mumyalaşmış iki adet insan bedeni bulundu. Bedenlerin 1942 yılında kaybolan İsviçreli çifte ait olup olmadığını belirlemek için DNA testleri yapılmaktadır. Foto: Glacier 3000, Ajans France Press –  Getty Images.

İsviçre Alplerinin uzak bir köşesinde bulunan bir köyde, 75 yıldır bir gizem ortalıkta dolaşmaktadır. 15 Ağustos 1945 günü, muhtemelen ineklerini sağmak maksadıyla evlerinden ayrılan ve bir daha asla kendilerinden haber alınamayan Marcelin ve Francine Dumoulin çiftine ne olmuştur?

Bu sorunun yanıtı, geçtiğimiz hafta bulunmuş olabilir. Bir kayak merkezi çalışanı, Batı Alplerinde bulunan iki mil uzunluğundaki Tsanfleuron buzulunda gezinti yaparken, İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan ve oldukça iyi korunmuş durumdaki giysileri içinde, iki adet mumya haline gelmiş insan bedenine rast gelmiştir.

Her ne kadar bedenlerin kimliklerini doğrulamak maksadıyla DNA testleri yapılıyor olsa da çiftin hayatta olan iki çocuğundan bir tanesi olan 79 yaşındaki Marceline Udry-Dumoulin, yıllardır kayıp olan anne ve babasının bulunduğundan emin olduğu açıklamasını yapmıştır.

Marceline, kendisiyle telefonla yapılan görüşmede; ‘‘Bunun benim için ne kadar büyük bir rahatlama anlamına geldiğini anlayamazsınız. Ailemi tanımamıştım; o zaman 4 yaşımdaydım. Fakat nerede olduklarını bilebilmek her zaman aklımı kurcalayan olan bir soruydu’’ ifadelerini kullanmıştır.

Buz içinde geçen 75 yıla rağmen bozulmayan kayıp çifte ait eşyalar. Foto: Swiss Police

Ailesinin kaybolduğu günden aklında kalan tek şey, halasının evlerinin alt katındaki merdivenlerde ağlaması olan Marceline; ‘‘Beni kollarının arasına aldı ve sıkıca sarıldı ve o ağlıyordu’’ ifadelerini kullanmaktadır.

Anne ve babalarının ortadan kaybolmasından sonra beş erkek ve iki kız, toplam yedi çocuk, bakılmaları için çevredeki ailelere dağıtılmıştır.

O zamanlar 13 yaşında olan en büyük erkek kardeş çalışmak üzere bir fırıncının yanına verilmiş, sonraki erkek kardeş bir ayakkabıcının yanında çalışmaya başlamış, sonra bir rahip olmuş ve Madagaskar’da yıllarca kalmıştır. Erkeklerden ikisi taş ustası olmuş ve sonuncuları ise bir lokantada şef olarak çalışmıştır. Erkek çocukların hiç birisi bugün hayatta değildir.

Bayan Udry-Dumoulin halasıyla birlikte kalmış ve evlendikten sonra yaklaşık olarak 40 dakika uzaklıktaki başka bir köye taşınmıştır. Bayan Dumoulin aralarındaki ilişkiyi ‘‘Kardeş olarak asla birbirimize yakın değildik, hepimiz kendi hayatlarımızla meşguldük’’ diye açıklıyor.

Her 15 Ağustos günü ailelerinin ortadan kaybolmalarını anmak üzere bazı kardeşleriyle birlikte buzulun üstüne tırmanarak dua ettiklerini hatırlıyor. Orada olduğumuzda, ailemiz sanki aramızdaydı, bizimle birlikteydi diye devam ediyor sözlerine Bayan Dumoulin. Bir kalp krizi geçiren Dumoulin uzun süreden beri buzulun tepesine dua etmek için tırmanamıyor.

Şimdi ise gülerek, anne ve babasının, 75 yıl birlikte uyudukları buzuldan, bir polis helikopteri içinde aşağı indiklerini ifade ederek, mumyalaşmış ve simsiyah olsalar da onları görmek için sabırsızlandığını anlatıyor.

Telefonla yapılan görüşmede, çiftin 1942 yılında kaybolduğu Valais Kantonunun polis sözcüsü Stephane Vouardoux, bedenler ve yanlarında bulunan eşyalar üzerinde DNA testlerinin henüz yapılmakta olduğunu açıklamıştır.

İsviçre polisi tarafından daire içine alınarak işaretlenen kayıp çiftin kalıntılarının bulunduğu yer. Foto: Swiss Police

Kanıtlar onlara ait olabileceğini gösterse de hala kesin olarak bedenlerin Dumoulinlere ait olup olmadıklarını kesin olarak bilmediklerini ifade eden Vouardoux, 1926 yılından günümüze kadar bölgedeki dağlar, buzullar ve göllerde, arkalarında hiçbir iz bırakmadan kaybolan insan sayısının 280 olduğunu açıklamıştır.

Bedenlerin bulunması tamamen şans eseri gerçekleşmiştir.  Bay Vouardoux bedenlerin, Glacier 3000 kayak merkezinde teleferik işleten bir görevlinin, olağanüstü güzellikteki dağlık arazide yürürken, Les Diablerets tatil köyünün 8600 feet üzerinde bir yerde, daha önce görmediği iki adet siyah kayayı fark etmesi sonucu bulunduğunu anlatmaktadır.

Kayak merkezi çalışanı, kayaları daha yakından görmek için yaklaştığında insan bedenlerini fark etmiştir. Bölgeye sevk edilen uzmanlar buzu kırdıktan sonra çiftin bedenlerinin yanında bir kitap, sırt çantası ve saat bulmuşlardır.

Glacier 3000 yöneticisi Bernhard Tschannen, bedenlerin bulunmasının küresel ısınmanın etkilerinden kaynaklanmış olabileceği ve buzulun yılda yarım metre kadar eridiği açıklamasını yapmıştır. Tschannen sözlerini; ‘‘Buzulun içinde birlikte yatıyorlardı, vücutlarının yarısı dışarıda, yarısı da buzun içindeydi. Valais ile Bern arasında yürürken bir yarığa düşmüş olabileceklerini değerlendiriyoruz’’ şeklinde tamamlamıştır.

Bay Vouardoux, ayakkabıcı ve öğretmen olan Dumoulinlerin, aile ineklerini sağmaya gittiklerini söylese de Bern’de bulunan bir dağ evine giderken kaybolduklarının açık olduğunu ifade etmektedir. Ortadan kaybolmaları üç çeyrek asırdır doğdukları kasaba Saviese için oldukça rahatsız edici bir durumdur.

Bay Vouardoux sözlerini ‘‘Onlara bir şey oldu ve tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu gizem yıllarca bilinmezliğini korudu ve sonunda ailesi ve köydekiler artık gerçeği öğrenecek olabilirler’’ şeklinde sürdürmektedir.

Teori, çiftin bir yarığa düşmüş olabilecekleri yönündedir. Çift kaybolduktan sonra iki ay süren aramalar sonuçsuz kalmış, fakat çiftin yakınları ve köylüleri, bütün hayatları boyunca ara vermeksizin çifti aramayı sürdürmüş ve bir gün onlara hak ettikleri cenaze törenini yapmayı umut etmişlerdir.

Yerel efsaneye göre Les Diablerets (Şeytan Ağları/İblisler olarak Türkçeye çevrilebilir) buzulu, yöre sakinlerini yıllardır kaçıran şeytanların olduğu bir yerdir. Fakat Bay Vouardoux, Saviese köyü sakinlerinin genel olarak şaraba düşkünlükleri, azimleri ve tiyatro sevgisiyle bilindiklerini anlatmaktadır.

1942 yılı Ağustos ayında, ineklerini kontrol etmek için evlerinden ayrıldıktan sonra kaybolan Marcelin ve Francine Dumoulin çifti. Foto: SRF/swissinfo.ch)

Bay Vouardoux, köyün sloganının ‘‘Asla vazgeçmeyiz’’ olduğunu hatırlatarak, hayatta kalan iki çocuklarının hatırına bu gizemi çözmeye kararlı olduğunu ifade etmektedir.

İnançlı bir Katolik olan Bayan Udry-Dumoulin, anne ve babası için sanki yeni ölmüşler gibi bir cenaze töreni planladıklarını, olayın dini boyutunun kendisi için çok önemli olduğunu ve onları beş erkek kardeşin yatmakta olduğu mezarlığa gömecekleri açıklamalarını yapmıştır.

Kaybolan çiftin en küçük kızları olan Bayan Udry-Dumoulin’in genç kızı Monique de haberi duyunca rahatlamış durumdadır.

İsviçre polisi, buzul eriyerek küçüldükçe yeni insan bedenlerinin bulunmaya devam edeceğini, geçtiğimiz yıl aynı yerde, 1964 yılında kaybolan bir Alman kayakçının cesedinin bulunduğu açıklamasını yapmıştır.

2015 yılında ise, 1970 yılında meydana gelen bir kar fırtınasında kaybolan iki Japon dağcının bedenleri, Valais bölgesindeki Matterhorn buzulunda bulunmuştur.

Ve 2012 yılında, 1926 yılından beri kayıp olan üç erkek kardeşin bedenleri İngiliz dağcılar tarafından Aletsch buzulunda bulunmuştur.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Orijinaline aşağıdaki linkten erişilebilir.

https://www.nytimes.com/2017/07/18/world/europe/bodies-found-in-swiss-glacier-could-solve-a-mystery-from-1942.html?mcubz=0

 

 

 



oledya
Levent Kağan Türk
levent@oledya.com

Mersin ilinde faaliyet gösteren Oledya Reklam & Tasarım Ofisi firması çatısı altında Reklam&Matbaa, Profesyonel fotoğraf çekimi, Video Prodüksiyon ve Proje bazlı dekoratif ürünlerin tasarım ve üretimini yapmaktadır. Aynı zamanda Sun Savunma Net sitesinde editörlük yapmaktadır. e-posta: levent@oledya.com

BU MAKALEYE YORUM YAP

BU YAZIYA YORUM YAP