Sun Savunma

Protestocular Türkiye yollarında Erdoğan’ın tasfiyelerini kınamak için yürüyor

GÜNCEL POLİTİKA 04 Temmuz 2017 - 8:36 875 KEZ OKUNDU 0 YORUM YAPILDI

Protestocular Türkiye yollarında Erdoğan’ın tasfiyelerini kınamak için yürüyor

Protestocular Türkiye yollarında
Erdoğan’ın tasfiyelerini kınamak için yürüyor

Yazar: PATRICK KINGSLEY, The New York Times, 2 Temmuz 2017

Çeviren: ERCAN CANER, Sun Savunma Net, 3 Temmuz 2017

Türkiye’nin ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu (ortada), Ankara’dan başlattığı Adalet Yürüyüşü esnasında görülürken. Foto: Tümay Berkin/European Pressphoto Agency

E-5 Otoyolu- Türkiye. Yoğun trafik akışı olan Anadolu’nun kuzeyinde bir yol kenarında milletvekili Aykut Erdoğdu, su toplamış bandajlı ayağına bakım yapıyor. Hemen yanı başında diğer bir milletvekili ise hafifçe morarmış ayaklarına bakım uyguluyor.

Bu sıkça rastlanmayan manzara, Türkiye’nin ana muhalefet partisinden kabaca 30 milletvekili ve halktan binlerce kişinin yer aldığı yol kenarındaki bu kalabalığın içinde düzinelerce kez tekrarlanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından 15 Haziran 2017 günü başkent Ankara’dan başlatılan ve 14’üncü gününde olan destansı Adalet Yürüyüşünün, kuş uçuşu 250 mil kadar sonra, gelecek Pazar günü İstanbul’da sona ermesi planlanmaktadır.

Adalet Yürüyüşüne katılanlar, günde ortalama 15 mil yürümekte, gece ise kiralanan karavanlar ve otellerde uyumaktadırlar. Son günlerde yürüyüşe katılanlar yağmurun altında bir dağı aştılar ve içlerinden bir tanesi ne yazık ki kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. E-5 otoyolu üzerinde, sonunda düz alanlara ulaşmayı başardılar, fakat şimdi de yakıcı güneş altında yürümek zorundalar. Yine de sayıları her geçen gün giderek artıyor, New York Times muhabirinin geçen haftaki ziyaretinden sonra 10.000 yeni yürüyüşçünün katıldığı bildirilmektedir.

Yürüyüşe katılan yüzlerce insan, Ankara’nın yaklaşık 120 mil kuzeybatısındaki Hendek yakınlarında. Foto: Associated Press

Bay Erdoğdu ve arkadaşlarının da öğrendiği gibi, zaman zaman 40 dereceye yaklaşan sıcaklıklarda bu kadar uzun süre yürümenin hiçbir romantik tarafı yok. Fakat bazıları için bu yürüyüşün, onları Mohandas K. Gandhi’nin, 1930 yılında, kendisine eşlik eden binlerce insanla birlikte İngiltere sömürge idaresini protesto etmek için yollara düştüğü Tuz Yürüyüşü’ne benzetmelerine neden olan çok büyük bir mecazi anlamı var.

CHP’nin yumuşak huylu lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde Türkiye’de yürüyenler daha Türk çok tipi bir adaletsizliğe karşı tepkilerini göstermekteler. Geçen yaz meydana gelen başarısız darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yetkililerin darbe teşebbüsüne katılmakla suçlanan insanları süratle yakalamalarını sağlamak maksadıyla olağanüstü hal ilan etmiştir. Fakat olağanüstü hal, o zamandan itibaren, Bay Kılıçdaroğlu’nun yol kenarında verdiği bir demeçte ‘‘sivil darbe’’ olarak tanımladığı, yasal muhalefetin birçok formunu bastırmak maksadıyla kullanılmıştır.

Bay Kılıçdaroğlu ve kendisine eşlik eden yürüyüşçülerin protesto ettikleri şey bu baskıdır. Yürüyüşe katılanlar, bazı tahminlere göre, Türkiye’nin otoriter ve dinci muhafazakâr hükümetini eleştirdikleri düşünülen, aralarında 170 gazetecinin, bir düzineden fazla milletvekilinin de olduğu 50.000 insanın tutuklanması, birkaç bin akademisyenin yanı sıra binlerce öğretmen,  savcı ve devlet memuru dâhil 140.000’den fazla Türk çalışanının açığa alınması ve işlerinden kovulmasını protesto etmektedirler.

Yolda dinlenen yürüyüşçüler. Protestocular İstanbul’a 9 Temmuz 2017 günü ulaşmayı planlamaktalar. Foto: Adem Altan/Agence France-Presse — Getty Images

Bir zamanlar önde gelen bir gazeteci olan Şükrü Küçükşahin, tasfiyelere karşı ilk kitlesel karşı koyma hareketi olan bu yürüyüşü Türk politik hayatındaki en büyük olay olarak nitelendirmektedir. Küçükşahin,  hükümet aleyhine yazdığı yazılar nedeniyle önde gelen bir gazeteden kovulduğundan beri işsizdir.

Yüzünde bir şaşkınlık ifadesiyle Bay Küçükşahin, muhalefet lideri, Ankara’dan İstanbul’a yürüyeceğini açıkladığında kulaklarına inanamadığını sözlerine eklemektedir.

Bay Kılıçdaroğlu, geçmişte siyasi muhalefetin konvansiyonel olmayan yöntemleri hakkında çok ihtiyatlı olduğundan, bu yürüyüş gerçekten çok şaşırtıcıdır. Bazı çevreler, Bay Erdoğan’ın sürekli seçim zaferlerinin nedenini, Bay Kılıçdaroğlu’ndaki dinamizm ve yaratıcılık eksikliğine dahi bağlamaktadırlar.

Fakat olağandışı zamanlar, olağandışı tedbirler gerektirmektedir. Erdoğan’a sınırsız yetkiler veren son referandum sonucu, konvansiyonel muhalefet taktiklerinin hiçbir işe yaramadığını açıkça ortaya koymuştur. Referandum oylaması oy verme işlemindeki düzensizlikler ve öncesinde eşit olmayan şartlarda yapılan mücadele ile gölgelenmiştir. Bütün bunların yanı sıra Bay Erdoğan, başarısız darbe girişimi sonrasından itibaren ülkeyi, Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu Parlamentonun altını oyarak, kanun hükmünde kararnamelerle yönetmektedir.

Yol kenarında verdiği bir demeçte Bay Kılıçdaroğlu, yeni düzenlemelerle uygulanmakta olan değişiklikler nedeniyle, muhalefetin şu anda parlamentoda konuşmasının imkânsız olduğunu ifade etmektedir. Muhalefet, işini yapmak için başka platformlar aramak zorundadır ve bu olayda bunu yürüyerek yapmaktadır.

CHP, sık sık vatandaşlar ile bağlantı kuramamakla eleştirildiğinden, bu yürüyüş aynı zamanda CHP’nin geleneksel laik temelli yaklaşımının dışına çıkma ve Bay Erdoğan’a karşı daha büyük bir koalisyon oluşturma girişimi olarak da görülmektedir.

Yürüyüş rotası Türkiye’nin muhafazakâr kesimlerinden geçmekte ve CHP yetkilisi Yurter Özcan bu yolları, milyonlarca yıl düşünse hayatında geçmeyi düşünmediği yollar olarak tanımlamaktadır.

Yürüyüşe katılanlar, farklı politik kesimlerden insanların ilgisini çekmek maksadıyla, hiçbir parti işaretini kullanmamaktalar. İstanbul’a doğru yaklaşan Adalet Yürüyüşünün gerçek başarısı, yürüyüşçülerin binlerce insanın kendilerine katılmasını umdukları son bölümünde ortaya çıkacaktır.

Şimdilik uyguladıkları taktik çok başarılı sonuçlar vermiş durumdadır. Bay Erdoğan’ın eski başbakan yardımcılarından Abdüllatif Şener de bir gün süreyle Adalet Yürüyüşüne katılmıştır. Başarı vadeden, sağ kanattan milliyetçi lider Meral Akşener de ülkenin ana Kürt partisi gibi yürüyüşe olan desteğini ifade etmiştir. Yürüyüşe katılanların çoğunluğu CHP tabanından geliyor gibi görünseler de aralarında bir miktar muhafazakâr Türkler de bulunmaktadır.

Bunaltıcı bir günde, Prof. Cihangir İslam da yürüyüşün ön saflarında yürüyenlerin arasındadır, Türkiye’nin iki İslamcı partisinin emektarlarından ve Türkiye’nin başı kapalı ilk milletvekili Merve Kavakçı’nın kocası olan Prof. İslam da Kürtlerin yoğun olduğu kentlerde yürütülen askeri operasyonları kınayan bir bildiriye imza attığı gerekçesiyle tasfiye edilerek, üniversitedeki işini kaybedenler arasındadır.

Prof. İslam yürüyüşçülerin farklı zeminlerden geldiğini açıklarken; ‘‘Daha önce CHP ile hiçbir bağlantım yoktu’’ ifadelerini kullanıyor ve ‘Birçok farklı sosyal kesimden insanları görebilirsiniz’’ diye sözlerini sürdürüyor.

Son seçimlerde yoğun bir şekilde Bay Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisini (AKP) destekleyen yöre sakinlerinin de kafaları karışık. Adalet Yürüyüşüne sempati duyanlar, araçlarının içinden zafer işaretleri yapıyor ve evlerinin balkonlarından yürüyüşe katılanları alkışlıyorlar. Rakip partiye oy verdiğini söyleyen fıstık yetiştiricisi bir adam, birkaç CHP milletvekiline öğle yemeği dahi satın almış.

Fakat bazıları da yol kenarına dizilerek, provokasyonlara alkışla karşılık veren Bay Kılıçdaroğlu ve destekçilerine bağırmaktalar. Saygısızlık işareti olarak birisi bir kamyon dolusu hayvan gübresini yürüyüşçülerin kamp yaptıkları alanın dışına boşaltmış ve yola bir mermi bırakılmıştır.

Birçokları dört parmaklarını birleştirerek, Erdoğan’a desteğin sembolü haline gelen Rabia işaretini yapmaktalar. İnsanların arabaların açılır tavanlarından Rabia işareti yaptıkları araçlar, birkaç dakikada kornalarını çalarak geçmekteler.

Cumhuriyet Halk Partisinin binlerce taraftarı Sakarya’dan geçerken. Bir protestocu bu yürüyüşü, Türk politik yaşamındaki en büyük olay tanımlamaktadır. Foto: Ziya Köseoğlu

Yürüyüşe katılanları seyretmekte olan 22 yaşındaki tekstil işçisi Ergün Keleş’e göre; burada yaşayan birçok yöre sakini için Bay Erdoğan, en çok önem verdikleri ibadet etme ve inancını toplum içinde dile getirme özgürlüğünü sağlayan adamdır. Onun partisinin Türkiye’nin altyapısını, sağlık sistemini ve sosyal hizmetleri geliştirmek için yaptıklarını da takdir etmektedirler.

Yürüyüş nedeniyle geciken bir otobüsü beklemekte olan Keleş; ‘‘Adalet diyorlar fakat ben yarım saattir güneşin altında bekliyorum. Adalet bu mu?’’ diye sormaktadır.

Yakınlardaki başka bir kasabada yaşayan 27 yaşındaki garson Ahmet Büyükkara ise yürüyüşü çok yapmacık olarak nitelendirmekte ve Bay Kılıçdaroğlu’na ‘‘Sahte Gandhi’’, ‘‘Çin Malı Gandhi’’ adını taktıklarını ifade etmektedir.

Bu düşmanlığın bir kısmının nedeni, Bay Erdoğan’ın partisidir. AKP taraftarlarına göre Adalet Yürüyüşü, Bay Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarını teröristler ve geçen yaz icra edilen başarısız darbe girişiminin planlayıcıları ile aynı kefeye koymaktadır. Bay Erdoğan, yürüyüşteki rolü nedeniyle Bay Kılıçdaroğlu’nun tutuklanabileceğini dahi ima etmiştir.

Fakat şimdilik hükümet, yürüyüşün devam etmesine izin vermekte ve hatta yürüyüşe katılanların korunması maksadıyla polis ve jandarmayı seferber etmektedir. Bazı analizciler, Bay Erdoğan’ın, binlerce hükümet karşıtı göstericinin İstanbul’a yürümesinden korktuğu kadar, onları tutuklamak ve Bay Kılıçdaroğlu’nu bir kahraman yapmaktan da korktuğunu iddia etmektedirler.

Orta Doğu Demokrasi Projesi adlı düşünce kuruluşunda misafir akademisyen ve St. Lawrence Üniversitesinde Türkiye uzmanı olan Howard Eissenstat’a göre, bazı AKP destekçileri dahi Kılıçdaroğlu’nun yürümekte haklı olduğunu kabul etmektedirler.

Bay Eissenstat, Erdoğan ve AKP’nin misyonuna inanan, fakat bunun demokratik yollarla gerçekleşmesini ümit eden birçok Erdoğan taraftarı açısından, bir gösterinin engellenmesi gerçekten kötü olabilir diye sözlerini sürdürmektedir.

Hiçbir şeyi hafife almadığını ve tutuklanmaya hazır olduğunu ifade Bay Kılıçdaroğlu, günlük yürüyüşünün son safhasına geldiğinde; ‘‘Bu ülke için bir bedel ödemek gerekiyorsa o bedeli önce ben ödeyeceğim’’ açıklamasını yapmıştır.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir ve yazarın düşüncelerini yansıtmaktadır. Yazının çevrilmesi çevirenin yazarla aynı düşünceleri paylaştığı anlamına gelmemektedir. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

https://www.nytimes.com/2017/07/02/world/europe
/recep-tayyip-erdogan-turkey-protest-march.html

 



oledya
Levent Kağan Türk
levent@oledya.com

Mersin ilinde faaliyet gösteren Oledya Reklam & Tasarım Ofisi firması çatısı altında Reklam&Matbaa, Profesyonel fotoğraf çekimi, Video Prodüksiyon ve Proje bazlı dekoratif ürünlerin tasarım ve üretimini yapmaktadır. Aynı zamanda Sun Savunma Net sitesinde editörlük yapmaktadır.

BU KONULAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

YENİ BİR MÜSLÜMAN SEMBOLÜ R4BİA

YENİ BİR MÜSLÜMAN SEMBOLÜ R4BİA

ATATÜRK’ÜN TÜRK ASKERLERİNE SESLENİŞİ

ATATÜRK’ÜN TÜRK ASKERLERİNE SESLENİŞİ

SAADET PARTİSİNİN 10 MADDELİK MANİFESTOSU

SAADET PARTİSİNİN 10 MADDELİK MANİFES...

BU MAKALEYE YORUM YAP

BU YAZIYA YORUM YAP