Sun Savunma

Paylaşılmış Durumsal Farkındalık: Muharebe Sahasında Taktik Karar Verme Süreci

TEKNOLOJİ 25 Haziran 2017 - 13:13 367 KEZ OKUNDU 0 YORUM YAPILDI

Paylaşılmış Durumsal Farkındalık: Muharebe Sahasında Taktik Karar Verme Süreci

Paylaşılmış Durumsal Farkındalık:
Muharebe Sahasında Taktik Karar Verme Süreci

Ercan CANER, Ankara-Türkiye, 05 Mart 2017

‘‘Kara ekipmanı’’ terimi oldukça geniş bir kavramdır ve bilinmeyen arazilerin haritalanması suretiyle durumsal farkındalığın geliştirilmesini ve artırılmasını da kapsamaktadır. Komutan ve muharebe sahasındaki askerlere daha iyi bilgi ve istihbarat sağlanması maksadıyla donanım uygulamalarının birlikte çalışabilirliği günümüzde artık bir zorunluluk haline gelmiştir.

Defense Advanced Research Projects Agency (DARPA), özellikle muharebe sahasında birbirlerinden ayrı alanlarda harekât icra eden timlerin ‘‘Paylaşılmış Durumsal Farkındalık’’ seviyelerini artıran faktörleri ortaya çıkarmak için bir çalışma başlatmıştır.

Askeri karargâhların organizasyonları hakkında bazı yeni fikirler ve yaklaşımların önemini vurgulayan Paylaşılmış Durumsal Farkındalık konsepti, henüz tam olarak tanımlanmamıştır ve anlaşılması zor olan bu konseptin, geleneksel değerlendirmeler/yaklaşımlar kullanılarak kolaylıkla anlaşılması da mümkün değildir.

Durumsal Farkındalık teriminin anlamı; bir dizi dinamik süreçlerin sonucu olarak, insanın içinde bulunduğu ortamdaki olayları algılama ve kavraması ve bunun sonucu olarak da, içinde bulunduğu ortamın nasıl değişeceği hakkında mantıklı tahminler yaparak, vazifenin icrasını nasıl etkileyeceği hakkında doğru öngörülerde bulunabilmesidir. Aslında durumsal farkındalık, insanın içinde bulunduğu ortamın dinamik zihinsel modelini geliştirmesidir. Durumsal farkındalığın nelerden oluştuğu ve görevin yerine getirilmesi maksadıyla; bireysel olarak tim üyelerinin örtüşen durumsal farkındalıklarının entegre edilmesi suretiyle bir grup dinamik zihinsel modelinin nasıl geliştirileceği hususunda günümüzde ortak bir yaklaşım bulunmaktadır.

Bununla beraber, ne bireyler ne de grupların, durumsal farkındalık seviyelerini ölçmek için açık, anlaşılabilir ve genel olarak kabul gören bir yöntem bulunmamakta ve dağıtılmış ortamın durumsal farkındalığın artırılmasına olan katkısı hakkında da çok az kanıt bulunmaktadır. Bu alandaki büyük belirsizliklere rağmen, birey veya grubun sahip olduğu durumsal farkındalığın seviyesini ölçmede, duruma özel yöntemler geliştirmek ve bu noktadan hareketle, durumsal farkındalığı artıran veya azaltan faktörler hakkında doğru istatiki sonuçlar çıkarmak mümkündür.

Bu olasılık, özellikle askeri ve politik karar verme mekanizmaları açısından çok büyük bir önem arz etmektedir. Durumsal farkındalık ve paylaşılmış durumsal farkındalığın gelişme sürecini daha iyi anlayarak, kriz durumlarında durumsal farkındalığı artırmanın yanı sıra, düşmanın da durumsal farkındalık seviyesi çok daha iyi anlaşılabilir, bu da onun durumsal farkındalık döngüsüne girilerek, dost kuvvetlerin avantajına olacak şekilde düşmanın durumsal farkındalık seviyesinin düşürülmesine imkân sağlayabilir.

Paylaşılmış Durumsal Farkındalık

Bilgi savaşı konsepti ve modern elektronik ağ teknolojilerinde ulaşılan gelişmenin, askeri karargâhları, karar verme süreçlerini hızlandıran süratle paylaşılmış bir durumsal farkındalık seviyesine ulaştıracağı ve bu suretle karar verme sürecini kolaylaştırırken, muharebe sahasındaki tehditlere çok daha süratli bir şekilde tepki göstermelerini sağlayan, askeri komuta ve kontrol sisteminin karmaşıklığını azaltacağı yönünde bir inancın yaygınlaşmasına neden olmuştur. İlave olarak bu teknolojilerin, karargâhların görevlerini, dağıtılmış bir ortamın yanı sıra bütünsel ortamda da yerine getirmelerini kolaylaştıracağı iddia edilmiştir.

Askeri kararların potansiyel ciddi sonuç ve riskleri göz önüne alındığında, sistematik bir tanım ortaya koyabilmek için paylaşılmış durumsal farkındalık teriminin doğasını anlamak gereklidir. Muharebe sahasında paylaşılmış durumsal farkındalık ile ilgili bazı tanımlar aşağıda sunulmuştur:

  • … Süratle dağıtılan ortak harekât resmidir.
  • … Muharebe sahasının açık, doğru ve ortak resmidir.
  • … Bir insanın içinde bulunduğu ortamı doğru olarak algılama derecesinin ölçüsüdür.
  • …uyarlanabilir, dıştan yönlendirilebilir bilinçtir.

Paylaşılmış durumsal farkındalığın artırılması için bilgi üstünlüğünün yanı sıra esnek ve ortak bir operasyonel resme de gereksinim duyulmaktadır. Paylaşılmış durumsal farkındalığın faydaları ise:

  • … Ortak harekât resmi sağlar.
  • … Herkese muharebe sahasının aynı gerçek zamanlı resmini sağlar.
  • … Bütün seviyedeki komutanlara muharebe sahasının açık ve doğru ortak resmini sağlar.
  • … 21’inci yüzyıl ordularına, düşmandan daha süratli, daha doğru ve daha hassas bir gözlem, karar verme ve tepki gösterme imkân ve kabiliyeti sağlar.

Paylaşılmış durumsal farkındalığın bazı tanımları, asgari gereksinimleri ve faydalarını ortaya koyduktan sonra aşağıdaki gibi bir tanımlama yapılması uygundur.

‘‘Paylaşılmış Durumsal Farkındalık, bütün seviyedeki komutanlara, ilgi sahalarındaki ortak muharebe sahasının resmini açık ve doğru olarak sunan ve potansiyel dost ateşlerinden zarar görme riskini asgariye indiren bir sistem yaklaşımıdır. Durumsal farkındalık, muharebe sahasında üç temel soruya cevap vermektedir: Ben neredeyim? Dost unsurlar nerede? Düşman nerede? Sayısallaştırma teknolojileri sayesinde istihbarat bilgilerinin zamanında paylaşılması, muharebe sahasında komutanların süratle karar verebilmelerini, ateş ve manevranın senkronizasyonunu ve harekât temposunun artırılmasını sağlamaktadır.’’

Kısaca durumsal farkındalık, dost hareket tarzını belirlemek maksadıyla, muharebe sahasında neler olup bittiğini bilmektir. Hedefe ulaşabilmek için doğru kararların verilmesi ve muharebe sahasında süratle gelişen ve değişen durumlara tepki gösterecek şekilde uygulanması gereklidir. Muharebe sahasında neler olup bittiğini anlayabilmek için mevcut durum ve gerçekler, geçmiş bilgi ve deneyimlere uygun olarak değerlendirilmeli, en iyi kararı verebilmek maksadıyla muharebe sahasında durumun nasıl gelişeceği öngörülmeli, hedefi ele geçirmek maksadıyla dost tarafın hareket tarzları ortaya koyulabilmeli ve son olarak da muharebenin her safhasında dost tarafın durumsal farkındalığının ne kadar doğru, tam ve güvenilir olduğu göz önüne alınmalıdır.

Uluslararası yüksek teknoloji yazılım firması Luciad’ın, Doğu Avrupa ve Birleşik Krallık satış müdürü olan Tony Wheeler, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinden yakınlarda emekli olan bir filo komutanıdır. Tony Wheeler’in C4ISTAR (Command, Control, Communications, Computers,  Information/Intelligence,  Surveillance, Targeting Acquisition and Reconnaissance ) – (Komuta, Kontrol, Haberleşme, Bilgisayar, Bilgi/İstihbarat, Gözlem, Hedef Tespit ve Keşif) imkân ve kabiliyetlerinin geliştirilmesinde uzun yıllara dayanan geniş bir tecrübesi bulunmaktadır.

C4ISTAR çözümleri, muharebe sahasında askerler tarafından kullanılan sistemleri birleştirmekte ve askerlerin içinde bulundukları ortamı çok daha iyi anlamaları fırsatını sunarken, komutanlara da taktik seviyede doğru ve süratli kararları verebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgileri sağlamaktadır.

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinden ayrılmadan önce Tony Wheeler, Savunma Bakanlığı bünyesinde, Shrivenham’da bir muharebe laboratuvarı kurulmasına öncülük etmiştir. Bu maksatla bir araya gelen çalışma grubunun temel hedefi, C4ISTAR kabiliyetlerini Savunma Bakanlığının kullanımına sunmak ve silahlı kuvvetlerin bu sistemlerden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamaktır. Wheeler’in bu proje kapsamında, Luciad yazılım firması ile birlikte çalışmasına da vesile olan, özellikle Müşterek Harekât Resmi ile ilgilenmiştir. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, komutanların karar verme sürecine yardımcı olmak maksadıyla; NATO tarafından da kullanılan harita esaslı Integrated Command & Control (Entegre Komuta ve Kontrol) yazılımını kullanmayı seçmiştir.

Luciad yazılım firması, sistemde anahtar konumda olan komponentleri sağlamaktadır ve Entegre Komuta & Kontrol sisteminin ana unsuru,  C4STAR servislerini kullanabilen, açık coğrafi konsorsiyum ve NATO standardı olan LuciadMap ürünüdür.

Wheeler, Savunma bakanlığı bünyesinde kurulan muharebe laboratuvarında görev yaptığı esnada, Birleşik Krallık Müşterek harekât resmi ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla Entegre Komuta & Kontrol sistemlerinde bir modifikasyon yapmayı başarmıştır. Sistem daha sonra Afganistan’a gönderilmiştir. Çalışma grubu başka sistemler üzerinde de geliştirme çalışmaları gerçekleştirmiştir.

Wheeler, DARPA tarafından geliştirilen Taktik Yer Raporlama sistemi (TIGR – Tactical Ground Reporting) üzerinde de çalıştıklarını anlatmaktadır. TIGR, Kara ordusu tarafından, başlangıçta Irak ve Afganistan’daki devriye unsurları tarafından kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Muharebe laboratuvarında TIGR sistemi üzerinde ayrıntılı çalışmalar ve testler icra edilmiş ve sistemler arasında bilgi alışverişini hızlandıran ve geliştiren bütün modifikasyonlar Birleşik Krallık ile ABD orduları tarafından benimsenerek sisteme entegre edilmişlerdir.

İngiliz ordusu personeli katmanlar geliştirmiş, bilgilerin Taktik Yer Raporlama, Entegre Komuta & Kontrol ve diğer C4STAR sistemlerinde kayıt edilmesini sağlayan modifikasyonlar yapmışlar ve bu bilgiler Müşterek Otomatik Derin Harekât Koordinasyon Sistemi (JADOCS – Joint Automated Deep Operations Coordination System) ile entegre edilmiştir. Sistemler, Paylaşılmış Durumsal Farkındalığı sağlamak maksadıyla aynı (müşterek) bilgi katmanlarını sunmak zorunda olduğundan, kritik bilgi değişimini garanti altına almak için, muharebe laboratuvarında standart bir işletim (SOP – Standard Operating Procedure) prosedürü geliştirilmiştir. Muharebe laboratuvarındaki görevi sonrasında Afganistan’a gönderilen Wheeler, bütün bölgeye geliştirilmiş Entegre Komuta & Kontrol sisteminin dağıtılması faaliyetlerinde yer almıştır.

Taktik Yer Raporlama Sistemi, kara unsurlarına taktik seviyede muharebe sahası durumsal farkındalığı sağlamanın yanı sıra, mevcut ve geçmiş istihbarat durumunu anlamalarını da sağlayan benzersiz bir kabiliyet kazandırmıştır. Yaya veya araçla düşman bölgesine giren küçük timlerden oluşan kara ordusu devriyeleri, muharebe sahasında neler olup bittiğini gerçek zamanlı olarak öğrenmek,  devriye görevlerini planlamak ve görev sonrasında rapor vermek için Taktik Yer Raporlama Sistemini kullanmışlardır.

Taktik Yer Raporlama Sistemi

Muharebe laboratuvarında yürüttüğü çalışmalar esnasında Wheeler’in esas görevi, farklı sistemler arasında bilgi alışverişini sağlamak ve geliştirmek üzerinde yoğunlaşmıştır.

Afganistan’da taktik seviyedeki iletişim ağları, Afganistan Görev Ağı (AMN – Afghan Mission network) olarak adlandırılan operasyonel seviyedeki daha yüksek bir ağ sistemine eklenmişlerdir. Afganistan Görev Ağında, aralarında Muharebe Laboratuvarı tarafından birkaç yıl önce modifiye edilerek geliştirilen Entegre Komuta & Kontrol ve Müşterek Otomatik Derin Harekât Koordinasyon Sistemi dâhil birçok C4STAR sistemleri bulunmaktadır.

Üç sistem arasındaki bilginin ortak bir ağ üzerinde paylaşımı, Muhabere Laboratuvarında yapılan çalışmalar ve geliştirmeler sonucunda mümkün hale gelmiştir. Müşterek Otomatik Derin Harekât Koordinasyon Sistemi ve Entegre Komuta & Kontrol sisteminde üst seviyelerde mevcut olan bazı bilgiler ile daha alt seviyede olan Taktik Yer Raporlama Sistemi arasındaki bilgiler yapılan geliştirme çalışmalarıyla paylaşılabilir hale getirilmiştir.

Muharebe Laboratuvarı karşılıklı işletilebilirliği sağlamak maksadıyla yürütülen çalışmaların merkezi olmuştur. Ayrı sistemleri geliştirenler ile yapılan müşterek çalışmalar sayesinde sistemler modifiye edilmiş ve etkinlikleri artırılmıştır.

Karşılıklı işletilebilirlik, muharebe sahasında durumsal farkındalığın ayrılmaz bir parçasıdır. Paylaşılmış Durumsal Farkındalık, farklı uygulamalar, veri bankaları ve geri besleme yoluyla gelen bilgileri kullanarak ortak istihbaratı paylaşmaktır.

Uygulamalar arasında karşılıklı işletilebilirliğin sağlanması, aynı bilgi katmanlarının operasyon resmi üzerinde paylaşılmasını sağlamıştır. Müşterek Harekât Resminin arka planında aynı harita ve görüntü imgelerinin olması temel ve anahtar konumda bir gereksinimdir. Afganistan’da 2002-2014 yılları arasında sürdürülen, bütün İngiliz silahlı kuvvetlerinin Operation Herrick adı verilen askeri harekâtında kullanılan ve karşılıklı işletilebilir özelliğinde olmayan uygulamalar, çok büyük karışıklık ve problemlere neden olmuşlardır. Hatta uygulamaların birçoğunda aynı harita ve görüntü imgelerinin kullanılması dahi mümkün olamamıştır.

Wheeler, her zaman ortak servis kullanmayı arzu ettiklerini vurgulamaktadır. Afganistan Görev Ağı ve gelecekte kullanılması planlanan, NATO’nun da kullanmak istediği Federe Görev Ağı gibi sistemlerde hedef, ortak hizmetlerin kullanıcıların hizmetine sunulmasıdır. Bunun anlamı gelecekte kullanılması planlanan, örneğin ortak Web Map Service (Web Harita Hizmeti)’nin, bütün sistemlerin harita ve görüntü imge kaynağı olarak kullanmasının sağlanmasıdır.

Karşılıklı işletilebilirlik eksikliğine sivil hayattan verilebilecek güzel bir örnek, Google ve Bing olabilir. Google Maps ve Google Earth uygulamalarının her ikisi de aynı görüntü imgelerini kullanırken, Bing kendi görüntü imgelerini kullanmaktadır,  bu nedenle iki firma farklı haritalama çözümleri kullanmakta, bir sistem üzerinde görünen bir köprü diğerinde olmayabilmektedir. Askeri alanda, komutan açısından bir köprü çok önemlidir ve böyle bir duruma kesinlikle izin verilemez.

Askeri ortamda ortak referans harita eksikliği, kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Luciad gibi Coğrafi Bilgi Sistem (GIS) servis sağlayıcıları, standart Web Harita Hizmetleri sunarak birçok uygulamanın aynı harita altyapısını kullanmalarını sağlayabilirler.

Müşterek Harekât Resminin diğer katmanları, NATO Dost Kuvvetler Bilgisi (NATO Friendly Force Information – NFFI) ve Link 16 standartları gibi diğer bilgi değişim standartları vasıtasıyla, araç izlerini, araçları, sinyal yayan cihazla donatılmış personeli, karargâhları veya uçan hava araçları bilgilerini paylaşabilir.

Müşterek Harekât Resminin son kullanıcılara kadar ulaştırılması hangi sistem kullanılırsa kullanılsın çok önemli bir gereksinimdir ve Paylaşılmış Durumsal Farkındalık bu ihtiyacı karşılamak için uygun bir çözümdür. Günümüzde tasarım olarak ortak servislere dayanmak ve kabul edilmiş OGC (Open Geospatial Consortium – Açık Coğrafi Konsorsiyum) ve NATO standartlarını kullanmak herkesin üzerinde anlaştığı odak noktaları haline gelmiştir. Luciad yazılım firması, bu standartların kullanımında önde gelen firmalar arasındadır ve firma bu standartların yükseltilmesi maksadıyla teknik bir üye statüsünde bütün çalışmalara aktif bir şekilde katılmaktadır.

Wheeler sözlerini, son kullanıcılara ürün sağlayan ve sonrasında tam çözümleri üretme yolunu seçen komponent esaslı firmalara bazı tavsiyelerde bulunarak tamamlamaktadır.

Luciad gibi komponent esaslı bir firma için savunma pazarına girmek, büyük bir kurumu veya entegratör bir firmayı, kendi ürünlerinizin süper kaliteli olduğuna ve onları son ürüne entegre edebilme kabiliyetinizin olduğuna inandırmaktır.

Eğer Luciad gibi komponent esaslı bir alan uzmanı iseniz pazara girmenin tek yolu budur, çünkü Savunma Bakanlığı komponent tedarik etmemektedir. Savunma Bakanlığı, normal olarak, BAE Systems, Lockheed Martin veya General Dynamics gibi daha büyük savunma sektör firmalarından çözüm tedarik etmektedir. Bu nedenle büyük firmalarla uyum, savunma sektöründe başarının anahtarıdır.

Pazara son ürün sunan bir firmaysanız, savunma sektörüne girebilmenin yollarından bir tanesi, yukarıda bahsedilen standartlar ile uyumlu karşılıklı işletilebilir sistemler sağlamaktır. Bunun anlamı sunduğunuz ürünlerin, giderek artan ve Savunma Bakanlığı ile NATO tarafından kullanılan standart esaslı mimarilere tak-çalıştır biçiminde uyumlu olmalarıdır.

Muharebe sahasında Paylaşılmış Durumsal Farkındalığın kritik faktörleri: algılama, anlama, öngörme ve tahmindir. Algılama muharebe sahasında cereyan eden olayları ve gerçekleri elde etmektir. Anlamak, böyle durumlardaki gerçekleri kişinin uzmanlık bilgisine dayanarak özümsemesidir. Öngörme, durumun gelecekte nasıl gelişeceğini görebilmek,  tahmin ise harici faktörlerin durumu ve kendi hareket tarzlarımızı nasıl etkileyeceğini doğru olarak belirlemektir.

Unutulmaması gereken en önemli hususlardan bir tanesi de yukarıda sayılan algılama, anlama, öngörme ve tahmin safhalarının sırayla olan faaliyet ve süreçler olmadığıdır. Bu safhalar aslında aynı anda gerçekleşmektedirler. Bir şeyi algıladığımızda beynimiz eş zamanlı olarak anlama ve amaçlarımız için olası sonuçlarını değerlendirmeye başlamaktadır. Yani durum değerlendirmesi sırayla gerçekleşen bir süreçten ziyade devam eden dinamik bir süreçtir.

Muharebe sahasında Paylaşılmış Durumsal Farkındalığın geliştirilmesi maksadıyla; öncelikli olarak vazifeyle ilgili olarak tek erin durumsal farkındalık seviyesi artırılmalı, müteakiben diğer tim üyeleri ile bu durumsal farkındalık paylaşılmalı ve son olarak da Paylaşılmış Durumsal Farkındalık geliştirilmelidir. Paylaşılmış Durumsal Farkındalığın sürekli değişen ve gelişen dinamik bir süreç olduğu göz önüne alındığında; süreçte yer alan katılımcılar sürekli olarak birçok veri akışlarını izlemeli ve birbirlerine entegre etmeli, alınan bilgiler değerlendirilmeli ve büyük resmi kaybetmeden problemleri tespit ederek çözümlerine odaklanmalıdırlar.

Muharebe sahasında askerler ve onları yöneten komutanlar ne kadar eğitimli ve tecrübeli de olsalar, Paylaşılmış Durumsal Farkındalık, zamandan bağımsız, içinde bulunulan ortama bağlı olarak sürekli değişen, doktrin ve standart harp prensiplerinden bağımsız, kişisel bilgi ve yetenekler ile ilgisi olmayan ve muharebe sahasındaki bütün olaylardan ziyade ilgili olayların bilinmesini gerektiren dinamik bir süreçtir. Paylaşılmış Durumsal Farkındalık durumun nasıl gelişeceğini öngörerek en uygun hareket tarzını belirlemeye dayalı, hedef odaklı bir süreçtir. Bir askeri harekât boyunca hedef nadir olarak değişirken, hedefin yerine getirilmesi için yapılması gereken vazifeler değişkendirler.

 

Çeviren: Ercan Caner Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Yüksek lisans derecesini 2012 yılında Gazi Üniversitesi’nden Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri alanında alan Caner, halen Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında Haliç Üniversitesi’nde doktora tez çalışmalarını sürdürmektedir. Bir yazılım firmasında proje yöneticisi ve havacılık projeleri alan uzmanı olarak çalışan Caner, Asliye Ceza Mahkemelerinde ‘‘Havacılık Bilirkişiliği’’ alanında pilot ve bakım uzmanlığı görevini de yürütmektedir. İleri Mühendislik ve Tasarım alanında ‘‘Smart Mentor’’ unvanı da olan Caner, yazı ve çevirilerini academia.edu ve sunsavunma.net sitelerinde paylaşmaktadır. Caner evli ve iki çocuk babasıdır. İngilizce bilen ve Fransızca okuyabilen Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 40 yılı kapsayan TSK, Birleşmiş Milletler, NATO ve savunma sektör deneyimlerine sahiptir. ercancaner@gmail.com



oledya
Levent Kağan Türk
levent@oledya.com

Mersin ilinde faaliyet gösteren Oledya Reklam & Tasarım Ofisi firması çatısı altında Reklam&Matbaa, Profesyonel fotoğraf çekimi, Video Prodüksiyon ve Proje bazlı dekoratif ürünlerin tasarım ve üretimini yapmaktadır. Aynı zamanda Sun Savunma Net sitesinde editörlük yapmaktadır. e-posta: levent@oledya.com

BU KONULAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU MAKALEYE YORUM YAP

BU YAZIYA YORUM YAP