ABD’nin İran Yaptırımları

ABD’nin İran Yaptırımları

Çin, Hindistan, Güney Kore, Türkiye, İtalya, Fransa, Japonya ve Birleşik İran’dan en fazla petrol alan ülkeler arasındadır, Tayvan ise zaman zaman İran’dan ham petrol alımı yapmaktadır. Türkiye’ye, İran rejimine ABD doları cinsinden ödeme yapmamak şartıyla, Irak’a da uygulandığı gibi geçici olarak İran petrolünü almasına izin verildiği bildirilmiştir.

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 6 Kasım 2018

 

 

BAYAN NAUERT: Teşekkürler efendim, herkese günaydın, İran yaptırımlarına geri dönülmesi hakkındaki bugünkü tele konferansa hoş geldiniz. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Hazine Bakanı Steve Mnuchin’in de aramızda olmasından mutluyuz. Her ikisi de başlangıçta kısa açıklamalar yapacak ve sonrasında birkaç soruya cevap verecekler. İlk önce Dışişleri Bakanı Pompeo ile başlıyoruz.

Lütfen devam edin Sayın Bakan.

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Teşekkürler Heather. Herkese günaydın, Başkan Trump bu yılın başlarında, ölümcül bir hata olan İran nükleer anlaşmasından çekildi ve İran İslam Cumhuriyetinin tutumunu esaslı bir şekilde değiştirmeyi hedefleyen yeni bir mücadeleyi uygulamaya başladı. Bugün üzerinde konuşacağımız mücadelenin bu kısmı oldukça basit. Yaptırımlar; İran rejimini, dünyanın her tarafına yaydığı ölüm ve tahribatta kullandığı gelirlerinden mahrum bırakmayı hedeflemektedir. Bizim nihai hedefimiz ise İran’ı daimi olarak, belgelerle de kanıtlanmış olan yasadışı faaliyetlerini terk etmeye ve normal bir ülke gibi hareket etmeye zorlamaktır.

Bugün, Hazine Bakanı Mnuchin ile birlikte Başkanın direktifleri doğrultusunda İran rejiminin tutumunda bu temel değişiklikleri başarmak için yapılması gereken birçok meseleden bir tanesi üzerinde konuşacağız. Oldukça önemli olmakla birlikte bu ekonomik yaptırımlar, Ayatollah Khomeini, Qasem Soleimani ve İran rejiminin tutumlarını değiştirme yönündeki toplam gayretlerin sadece bir kısmını oluşturmaktadır.

5 Kasım 2018 günü Birleşik Devletler İran’ın enerji, gemi yapımı, gemi nakliye ve bankacılık sektörlerine, nükleer anlaşma kapsamında kaldırılan yaptırımları yeniden uygulamaya başlayacaktır. Bu yaptırımlar, İran ekonomisinin bel kemiğini oluşturan alanları hedef almaktadır. İran rejiminde yapmak istediğimiz değişiklikleri bir an önce hayata geçirmek için gereklidirler.

İllüstrasyon: The Arab American News

Başkanın baskı uygulama mücadelesinin etkisini azamiye çıkarmak maksadıyla; İran petrol dışsatımını mümkün olabildiğince azaltma yönünde diğer ülkelerle çok yakın bir şekilde çalıştık. Sekiz ülkeye (Türkiye, Çin, Hindistan, Yunanistan, Güney Kore, Japonya, Tayvan ve İtalya), sadece ham petrol alımında önemli ölçüde azaltmaya gittikleri, diğer birçok cephede işbirliği yaptıkları ve sıfır ham petrol alımı yönünde önemli hamleler yaptıkları için bazı geçici muafiyetler vermeyi ümit ediyoruz. Bu yönetimlerden ikisi anlaşma kapsamında alımları tamamen durduracaklardır. Diğer altı yönetim ise alımlarını önemli ölçüde azaltacaktır.

Bunu açıklamak istiyorum. Obama yönetimi 2012 ve 2015 yılları arasında 20 ülkeye birçok kez SRE (Significant Reduction Exemption – Önemli İndirim Muafiyet) yapmıştır. Görüşmelerimiz tamamlandığında seki SRE vermiş olacağız ve bunların geçici olduklarını da açık bir şekilde ortaya koyduk. Birçok hükümete sadece daha az istisnalar vermenin yanı sıra bu yönetimlerden İran ham petrolünü geçici olarak almalarına izin vermeden önce çok daha ciddi tavizler talep ettik. Bu tavizler bizim azami baskı uygulama ve sıfıra doğru gitme mücadelemiz için kritik öneme sahiptir.

Üzerinde kesin olarak odaklandığımız yaklaşımımız; fiyatları 2018 yılı Mayıs ayında JCPOA’dan (Joint Comprehensive Plan of Action – Ortak Kapsamlı Eylem Planı) çekildiğimizdeki Brent karşılaştırmalı fiyatı seviyesinde tutmayı başarmaktır. Bu; Amerikan tüketicileri ve dünya ekonomisi için iyi olmanın yanı sıra İran’ın petrol dışsatımı düşerken gelirini yükseltme imkân ve kabiliyetinde olmamasını da sağlamaktadır. İran’ın ham petrol satışlarını bu yaptırımlar yürürlüğe girmeden dahi günde bir milyon varilden daha fazla azaltmayı umuyorduk ve bunu başardık.

Geçtiğimiz yılın Mayıs ayından itibaren yaşanan büyük düşüş, Başkan Trump’ın anlaşmadan çekileceğimizi ilan ettiğinde birçok uzman tarafından öngörülen düşüşten üç beş kat daha fazladır. Beklentilerimizi çok basit bir nedenden ötürü aştık: Azami baskı, gerçekten yaptırımlar konusunda azami baskı uyguladık.

 

Foto: KEYT

 

Dışişleri Bakanlığı, yaptırımlar yürürlükte olmasına rağmen, ülkelerin İran’dan sıvı hidrokarbon alımına izin veren Obama döneminde görülen sıvı hidrokarbon ticaretindeki yasal boşluklarını ortadan kaldırmıştır. Bu yasal boşluklar, geçmişte milyonlarca doların İran rejimine akışının sürmesine neden olmuştur.

İran rejimi, petrol gelirlerini yasadışı balistik füzeler, terörizm, siber saldırılar ve Danimarka’nın geçtiğimiz hafta ortaya çıkardığı suikast planı gibi diğer istikrarı bozan eylemler için harcamaya karar verdiğinde, ikisi arasında ayırım yapmadığından, Birleşik Devletler yönetimi, sıvı hidrokarbon ve ham petrolü aynı kategoride değerlendirmektedir.

Ve 5 Kasım 2018 tarihinden başlamak üzere İran bu tür faaliyetlerde harcamak için sıfır petrol gelirine sahip olacaktır. Tekrar ifade etmek istiyorum. Sıfır. İran’ın ham petrol satışlarından elde ettiği gelirin %100’ü yabancı hesaplarda tutulacak ve İran tarafından sadece insani ticaret veya yaptırımlara dâhil olmayan ikili ticaret ve hizmet alımlarında kullanılabilecektir.

Bu yeni yaptırımlar, yaptırımlarımızın şimdiye kadar görülen oldukça başarılı etkilerini hızlandıracaktır. Uyguladığımız azami baskı riyalin değerini dramatik bir şekilde düşürmüş, Rouhani kabinesini kargaşaya sürüklemiş ve İran halkının bu yozlaşmış ve ikiyüzlü rejim aleyhinde seslerinin daha da yükselmesine neden olmuştur.

 

İllüstrasyon:WVTM13

 

Özellikle vurgulamak isterim ki bizim eylemlerimiz kesinlikle bu rejim altında büyük acılar çeken İran halkını değil rejimi hedeflemektedir. İşte bu nedenle yiyecek, tarımsal ürünler, ilaç ve tıbbi cihazlar gibi birçok madde yaptırımlardan muaf tutulmuştur.

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Çok teşekkürler. Trump yönetiminin göreve başlamasından itibaren Hazine Bakanlığı, İran rejiminin dünyanın her yerinde istikrarı bozan eylemlerini durdurma yönündeki kararlı tutumunu sürdürmüştür. Dünyanın en büyük devlet terör sponsoru olan İran’a karşı kitlesel bir ekonomik baskı mücadelesine girdik. Bugüne kadar İran’a, azami baskı mücadelesinde 168 adet hedef belirleyerek 19 kez yaptırımlar uyguladık. İran rejiminin terörist vekâlet savaşçıları, Hizbullah ve Hamas terör örgütlerini beslemekte, Yemen’deki Houthi ayrılıkçılarına para sağlamakta ve Suriye’deki zalim Assad rejimini desteklemekte kullandığı finansal ağların takipçisi olduk.

180 günlük geri sayım dönemi 4 Kasım günü saat 11.59’da sona ermektedir. 5 Kasım 2018 tarihinden itibaren ani yaptırımlar İran enerji, gemi taşımacılığı,  gemi yapımı ve finansal sektörlerine uygulanmaya başlanacaktır. Pazartesi günü eylem planının parçası olarak Hazine Bakanlığı, bloke edilen işletme listesine 700’den fazla isim ekleyecektir. Bu liste JCPOA kapsamında daha önceden bloke edilen yüzlerce hedefin yanı sıra, 300 adet yeni tanımlanan işletmeyi de içermektedir. Bu, geçmişte yaptıklarımızdan önemli ölçüde daha büyük bir rakamdır. İran nükleer anlaşması kapsamında kaldırılan yaptırımlar, İran ekonomisinin sayısız segmentini etkileyen kişiler, şirketler, araçlar ve hava araçlarına yeniden uygulanacaktır. Yaptırımlar İran’ın enerji ve finans sektörünü kapsayacaktır. Azami baskı kampanyası ile Birleşik Devletlerin yaptırımları agresif bir şekilde uygulayacağına dair bütün dünyaya çok açık bir mesaj gönderiyoruz. Yaptırımlarımızdan kaçan bütün kişi, kurum ve şirketler Birleşik Devletler finans sistemine erişim hakkı ve Birleşik Devletler veya ABD şirketleri ile iş yapma kabiliyetini riske sokacaktır. Küresel fonların İran rejiminin kasasına akmasını engellemekte son derece kararlıyız.

 

Belçika merkezli uluslararası para transfer sistemi SWIFT sisteminden koparılmak uluslararası

finans sisteminden koparılmak anlamına gelmektedir. İllüstrasyon: International Political Economy Zone

 

Son birkaç haftadır birçok soruya maruz kaldığımdan SWIFT mesajlaşma sistemiyle ilgili birkaç yorum yapmak istiyorum. Dört noktaya değinmek istiyorum. Bunlardan birincisi SWIFT mesajlaşma sisteminin diğer teşekküllerden hiçbir farkının olmadığıdır. İkincisi; SWIFT’e, Hazine Bakanlığının İran rejimine yoğun bir ekonomik baskıyı sürdürebilmek için yetkilerini kullanacağı yönünde tavsiyelerde bulunduk ve SWIFT’in de belirli İran finansal kurumlarına finansal mesajlaşma hizmeti sağlaması durumunda, ABD yaptırımlarına maruz kalacağını bildirdik. Üçüncü nokta ise SWIFT’in yaptırımlara maruz kalmamak için teknolojik açıdan mümkün olan en kısa zamanda belirlediğimiz İran finansal kurumları ile irtibatını kesmesidir. Dördüncü nokta ise tıpkı geçmişte de yaptığımız gibi yaptırım kapsamında olmayan şirketlere yapılan insani işlemlerde SWIFT mesajlaşma sisteminin kullanılmasına izin verileceğidir, fakat bankalar bunların gizlenmiş işlemler olmadığı konusunda çok dikkatli olmalıdır, aksi halde yaptırımlara maruz kalacaklardır. Çok teşekkür ederim.

BAYAN NAUERT: Teşekkürler. Neden devam etmiyoruz, ilk sorumuzu alalım. Associated Press gazetesinden Matt Lee’ye gidiyoruz. Devam et Matt.

SORU: Teşekkürler Heather. İkinize birden veya ayrı ayrı soruyorum, sorum SWIFT hakkında, Kongre’de, Başkanın müttefikleri arasında bu işin yeteri kadar derine gitmediği yönünde şikâyetler var ve SWIFT’in peşine takılmamak, mesajlaşma işlemlerini çok daha sıkı takip etmemek ciddi boşluklara neden olacaktır. Hazine Bakanı Mnuchin’in SWIFT hakkında değindiği dört noktayı anlıyorum, fakat bu eleştirileri nasıl yanıtlayacaksınız? Çünkü daha şimdiden, duyuruyu yapmadan önce dahi eleştiriler başlamış durumdadır.

 

 

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Tamam, bazı yorumlar yapmama izin verin. Her şeyden önce SWIFT ile ilgili ve SWIFT ile ne yaptığımız hususlarında yayılan çok fazla yanlış bilgi var. İşte bu nedenle çok açık olmak istiyorum. SWIFT’in yaptırımlara maruz kalmayacağı yönünde bilgi var. Durum öyle değil. İlk önce; SWIFT yaptırımlara dâhil olacak. İkinci olarak, ifade ettiğim gibi yaptırımlara maruz kalabilir, özür dilerim. İkinci olarak geçmişte yapıldığı gibi belirlenen teşekküller ile ilişkiyi kesmeleri bizim niyetimizdir. Ve yeniden söylüyorum, son defasında herkesi sistemden çıkardıklarına yönelik yanlış bilgiler var. Yeniden ifade etmek gerekirse; yaptırımlarımız kapsamında izin verilenlerle uyumlu olarak insani işlemlerin yapılması için belirli teşekküllere izin verdiler. İnsani işlemler için istisnalar bulunmaktadır, fakat çok açık olmak istiyorum, bunlar gerçekten insani işlemlerdi. Yani tekrar ifade edersem umarım bu söylediklerim yeterince aydınlatıcı olmuştur.

BAYAN NAUERT: Sonraki soru, Bloomberg’den Nick Wadhams’a gidiyoruz.

SORU: Selam, uygulamaya girecek olan petrol yaptırımlarıyla ilgili bir sorum var. Bu yaptırımlar geçen sefer tüketici maddelerinde olduğu gibi bazı insani olmayan işlemlere izin verecek mi? Veya İran’ın kazandığı geliri sadece insani gereksinim maddeleri için harcamasına mı izin verilecek? Ve ikinci soru, sekiz muafiyet veriyorsanız ve iki yönetim zaten alımları sıfıra indiriyor ise bu muafiyetleri o iki yönetime vermenin mantığı nedir? Teşekkürler.

 

Rusya’dan S-400 füzelerini alan Hindistan kendi parası cinsinden
İran petrolünü almayı sürdürüyor. İllüstrasyon: iStock

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Nick, Mike Pompeo konuşuyor, Pazartesi günü ayrıntıları göreceksin. Yaptırımlara dâhil ettiğimiz insani olmayan mallar var, fakat bunların miktarı oldukça küçük. Bunlar, Başkanın direktifi doğrultusunda verdiğimiz daha önce de gördüğün istisnalar. İkinci olarak bunlardan bazılarının sıfır seviyesine inmesi birkaç ay alacak. Yani 5 Kasım gününde bunlar yürürlükte olmayacak. Bu istisnaların maksadı onlara geriye sayımda biraz daha fazla zaman vermektir. Haftalar.

BAYAN NAUERT: Pardon?

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Haftalar sürecek bir geri sayım.

BAYAN NAUERT: Sonraki soru, Weekly Standard’dan Mike Warren.

SORU: Selam Beyler, teşekkür ediyorum. Matt’in SWIFT hakkındaki sorusu üzerinden devam etmek istiyorum. Hazine Bakanı Mnuchin, İran’daki bazı finansal kurumların SWIFT sistemiyle bağlantılarının kesileceğini ifade ettiniz. Tam olarak hangi finansal kurumların ya da belki Treasury FAQ’de (Hazine Sıkça Sorulan Sorular) açıklanan finansal kurumlar, İran Merkez Bankası ve Kısım 104(c)(2)’de tanımlanan diğer İran finansal kurumları, bu kurumların hangileri olacağı konusunda daha belirgin olabilir misiniz? Ve Birleşik Devletler Yönetimi, SWIFT’in, SWIFT mesajlaşma sistemi üzerinden yapılan işlemleri izleme konusundaki kabiliyetinden nasıl emin olabiliyor? Günlük olarak böyle sayısız işlemler yapıldığını düşünüyorum. Birleşik Devletler Yönetimi, bu işlemlerin durdurmaya çalıştığı kötü eylemleri fonlamak için yapılan işlemler olmadığından nasıl emin olabilecek?

 

McKinsey & Company firması tarafından hazırlanan sınır ötesi para transferlerinde
bir vizyon başlıklı raporla ilgili haberin kapak illüstrasyonu. SWIFT

 

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Peki, önce ilk husus olan, geçen seferdekinden çok daha uzun olacak bankaların listesi üzerinde yorum yapayım. İşlemleri izlemeye gelince, SWIFT veya diğer mekanizmalar üzerinden işlem yapan finansal kurumların yaptıkları her işlem için yükümlülükleri bulunmaktadır. Bana listenin Pazartesi günü yayınlanacağı ifade edildi. Ve tekrar ifade ediyorum; bizim beklentimiz de teknolojik olarak uygulanabilir olduğu anda uygulanmaya başlayacaktır.

BAYAN NAUERT: Tamam, teşekkür ederim. Sonraki soru CNN’den Elise Labott’an geliyor.

SORU: Teşekkür ederim. Sorum her iki bakan için, fakat belki de farklı bir açıdan olabilir. Avrupalıların ABD bankalarından kaçınmak için yapmaya çalıştıkları etrafından dolanma çabalarından bahseder misiniz? Belki de kendi merkezi bankaları ve elektronik işlemlerini kullanacaklar. Hazine Bakanı Mnuchin’e soruyorum; bunun İranlılara ne kadar gelir sağlayacağını düşünüyorsunuz ve işin finansal bir bileşeni olarak bunu ne kadar ciddiye alıyorsunuz?

Ve sonraki sorum Dışişleri Bakanı Pompeo için, uygulamaya girecek olan bu yaptırımlar ve Avrupalıların bu yaptırımların etrafından dolaşma çabalarından bahseder misiniz? Avrupalı müttefiklerle ilişkilerin diplomatik açıdan sonuçları neler olacak? Teşekkür ederim.

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Özel Maksatlı Araç hakkında yorum yapacağım. Şu ana kadar gördüklerime dayanarak Özel Maksatlı Araç vasıtası ile yapılan önemli işlem olacağına dair hiçbir beklentim yok. Fakat bazı Özel Maksatlı Araç detayları ortaya çıktığında, yaptırımlarımızdan kaçınmaya çalışan işlemler var ise yasal çözüm yollarını agresif bir şekilde takip edeceğiz.

 

Foto: Indexonline

 

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Ben de sorunun ikinci kısmını yanıtlayayım. Bu meseleler üzerinde Avrupalılarla çok yakın bir şekilde çalışıyoruz. Yaptırımlarımızın inanılmaz ölçüde başarılı olacaklarından eminiz. Ve açıkça ifade etmek gerekirse de bunu şimdiden kanıtlayabilirim. Belirttiğim gibi, İran ekonomisi daha bugünden yaptırımların etkisini hissetmektedir. İran şimdiden bu çabanın etkilerini; yaptırımlar geri döndüğü için değil, bütün dünya ve İran, yaptırımların Pazartesi günü başlayacağını bildiği için hissetmektedir. Ve Birleşik Devletler ile iş yapan her ölçekteki Avrupalı teşekküller, İran ile faaliyetlerini çoktan durdurdular. Bunun bir istisnası olabilir, fakat Avrupa işletmelerinin İran’dan muazzam bir kaçışı olmuştur.

Yani Avrupa Birliği ne önerirse önersin; riskte, finansal, operasyon ve iş riskinde olan herkes, önümüzdeki hafta uygulanmaya başlayacak olan yaptırımların etkinliğine katkı sağlama konusunda kararlarını çok önceden vermişlerdir.

BAYAN NAUERT: Şimdiki sorumuz NPR’den Michele Kelemen’den geliyor.

SORU: Evet,  herkese selamlar, teşekkür ederim. Çabuk bir soru, sadece teknik, hangi sekiz ülke bu muafiyetlerden yararlanacak? Ve ikinci sorum Dışişleri Bakanı Pompeo’ya, bu hafta yaptığınız mülakatlardan bir tanesinde İran’da demokrasiyi yeniden oluşturmak istediğinizi ifade ettiniz. Bu mücadelenin hedeflerinden bir tanesi de bu mu? Eğer öyle ise bu yaptırımların, sizin ifadenizle bu yozlaşmış rejim nedeniyle acı çeken ortalama İran vatandaşlarını incitmeyeceğinden nasıl emin olabiliyorsunuz?

 

Foto: Daily Sabah

 

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Evet, soru için teşekkürler. İran liderliğinin tutumunu değiştirmesini bekliyoruz. Onlardan yapmalarını istediğimiz 12 maddeyi ortaya koyduk, bu, sadece bu sabah konuştuklarımızın hedefi değil, Pazartesi günü yeniden uygulamaya koyulacak olan yaptırımlar setinden bahsediyoruz. Birleşik Devletler yönetiminin, İran rejiminin tutumunu değiştirme yönündeki gayretleri çok daha geniş kapsamlı ve derindir, daha birçok gayret gösterilmesi gereken hususlar bulunmaktadır. Bugün burada, 5 Kasım 2018 tarihinin önemi nedeniyle, gayretlerin sadece yaptırımlar kısmına odaklandık.

Demokrasiyi yeniden tesis etme konusundaki yorumlarım daha önce anlattıklarımız ile tamamen tutarlıdır. İran halkına bir fırsat verdiğimizi düşünüyoruz ve İran halkının sahip olmak istedikleri, sermayeyi ülkeden çıkararak bütün dünyada kötü eylemler için harcamayan bir yönetime kavuşma şansı için çalışıyoruz. Söylemek istediğim; bu rejim günümüzde; Avrupa sınırları içinde, sadece İran vatandaşlarını değil, Avrupa ülkelerinde yaşayan Avrupalıları da öldüren bir cinayet kampanyası yürüten bir rejimdir. Değiştirmek için çaba gösterdiğimiz tutumlar bunlardır ve bütün çabalarımız, İran halkına sadece istedikleri değil, layık oldukları bir yönetime de sahip olma fırsatı vermektir.

BAYAN NAUERT: Sonraki soru Washington Post gazetesinden Josh Rogin’den geliyor.

SORU: Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Yaptıklarınız için teşekkürler. İran Atom Enerji Organizasyonu hakkında bir soru sormak istiyorum. Anladığım kadarıyla, bu organizasyon ile iş yapan, özellikle Arak ve Fordow tesislerindeki Rus ve Çinli firmalar olmak üzere, yabancı firmalara ikincil yaptırımlardan feragat ettiniz. Neden bu kararı aldınız ve Arak ile Fordow tesislerinin faaliyetlerini sürdürmesine neden izin veriyorsunuz? Ve gelecekte bunu değiştirmek için bir planınız var mı? Teşekkür ederim.

 

İllüstrasyon: The German Marshal Fund of the United States

 

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Soru için teşekkürler. Sürmekte olan çalışmaların Arak ve Fordow’daki nükleer silahlar ve nükleer silah sistemleri geliştirmesine izin vermeyeceğiz. Pazartesi günü o tesislerde süregelen ve dünyayı yayılma yoluyla riske sokan faaliyetlerle ilgili olarak neler yapacağımızı tam olarak açıklayacağız ve bütün ayrıntıları vereceğiz. Uzun ve karmaşık bir cevap,  fakat size bunları Pazartesi sabahı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.

BAYAN NAUERT: Son soru Reuters’den Arshad’a, lütfen devam edin.

SORU: İki şey var. Birincisi, tam olarak ne kadar finansal kurum yeniden belirlenecek, yani Pazartesi günü tekrar yaptırım listesinde yer alacak? Önceden bu rakamın 30 veya biraz üzerinde olacağına inanıyordum. Siz ise çok daha fazla olacağını ifade ettiniz. Sayı tam olarak kaç olacak?

İkinci sorum da sekiz teşekküle muafiyet vereceğinizi açık bir şekilde dile getirdiniz. Bunlardan bir tanesi çok daha fazla, örneğin 28 üye ülkeyi kapsayan Avrupa Birliği olacak mı?

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi ziyaret esnasında,
fakat nedense Türk bayrağı yok. Foto: Khamenei.ir

 

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Steven, önce sen cevaplamak ister misin?

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Ben ilk kısmını cevaplandıracağım. Evet, banka listesi Pazartesi günü yayınlanacak. Tekrar ifade ediyorum, son seferkinden daha fazla olacak ve gelecekte de bankalar ekleyebiliriz. Fakat orijinal liste Pazartesi günü yayınlanacak ve ihtiyaç oldukça daha fazla banka eklemek için gelişen durumları dikkatli bir şekilde izliyor olacağız.

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Sorunuzun ikinci kısmı, Pazartesi günü sekiz ülkenin listesini sağlayacağız. Avrupa Birliği’ne bir muafiyet sağlanmayacaktır.

BAYAN NAUERT: Son soru. Washington Post gazetesinden Carol Morello.

SORU: Selamlar, bunu yaptığınız için teşekkür ediyorum. Diyelim ki geçmişte İranlılar yaptırımlardan kurtulmak için kendi petrollerini yabancı petrol ile karıştırdılar ve şimdiden tankerleri üzerinde bulunan kimlik bilgilerini söktüklerine dair haberler de var. Peki, onların yaptırımlardan kurtulma gayretlerini izlemek için neler yapacaksınız?

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Soru için teşekkürler. Şu konuda bir hata yapmanızı istemem, İranlılar bu yaptırımların etrafından dolaşmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaktır, bu benim için şaşırtıcı değil. Gemileri devreden çıkaracaklar, bunu özel taşıtlar aracılığı ile yapmayı deneyecekler, sigorta mekanizmaları sağlamak için Birleşik Devletler ile etkileşime girmeyen üçüncü tarafları bulmayı deneyecekler. İran’ın bu yaptırımları delmek için yapabileceklerinin listesi oldukça uzun. Bunları yapmak için nedenleri olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Bu yaptırımlar, İran İslam Cumhuriyeti’ne bugüne kadar uygulanan yaptırımlardan çok daha sert. Bu yaptırımları delmede böylesine çaresiz ve ümitsiz bir durumda olmalarının nedeni de bu.

 

Yaptırım delme uzmanı İranlı iş adamı Babek Zencani. Foto: AFP 2018/Meghdad Madadi

 

Ve ben, İran’ın bu çabalarına karşı koymak için neler yapacağımız hakkında konuşmayacağım. Birçok tedbir var, oldukça farklı birçok önlemimiz var ve şu noktayı kaçırmanızı istemem, Birleşik Devletler İran’ın sadece ham petrol ve finansal yaptırımları değil, önümüzdeki Pazartesi günü uygulamaya koyulacak olan diğer bütün yaptırımlar ve halen yürürlükte olan yaptırımları delme yönündeki diğer çabalarını da boşa çıkarmak için her şeyi yapmaya hazırlıklıdır.

HAZİNE BAKANI MNUCHIN: Şunu da eklemek istiyorum, bu işlemleri kolaylaştıran herkes de yaptırımlara maruz kalacak ve listeye eklenecektir.

BAYAN NAUERT: Dışişleri Bakanı Pompeo, Hazine Bakanı Mnuchin, bize katıldığınız için çok teşekkürler. Herkese iyi günler diliyorum. Konuşulanları kısa süre içinde metin haline getireceğiz.

DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: Herkese çok teşekkürler.

Çevirenin Notları: İran yaptırımları hakkında 2 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Hazine Bakanı Steven T. Mnuchin’in katıldığı tele konferans yöntemiyle yapılan özel brifingin metinleri aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

 

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın