Afrin Operasyonunda Türkiye’nin En Acı Günü

Afrin Operasyonunda Türkiye’nin En Acı Günü

BBC News, 4 Şubat 2018

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 4 Şubat 2018

Türkiye Afrin’e birliklerini Kürt militanları çıkarmak için gönderdiğini söylüyor.

Yedi askeri öldürülen Türk ordusu, kuzey Suriye içerisinde Kürt militanlara karşı başlattığı saldırıda en ölümcül günü yaşadı.

Askerlerden beşi, Afrin bölgesinde tankları saldırıya uğraması üzerine hayatlarını kaybettiler.

Başbakan Binali Yıldırım, militanlarına yaptıklarının bedelini ödeteceklerini açıkladı ve sonrasında savaş jetleri, Afrin kentinin kuzeydoğusundaki Kürt hedeflerini vurdu.

Türkiye’nin Zeytin Dalı operasyonu, 20 Ocak 2018 tarihinde, Kürt YPG militanlarını Afrin’den çıkarmak maksadıyla başlatılmıştır.

Türkiye, YPG (Halk Koruma Birlikleri) unsurlarını bir terörist grup ve Türkiye’nin güneydoğusunda Kürt özerkliği için 30 yıldır savaşmakta olan yasaklı Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) bir uzantısı olarak görmektedir.

Türkiye’nin açıklaması

Türk Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada; ABD destekli YPG unsurlarının, Afrin kenti kuzeydoğusunda bulunan Sheikh Haruz’da bir tanka saldırı düzenlediğini duyurdu.

Türk ordusunun yaptığı açıklamaya göre diğer iki askerden biri Afrin’de diğeri de sınırın Türkiye tarafında YPG tarafından düzenlenen bir saldırıda öldürüldü.

Türkiye operasyonun başlamasından bugüne kadar süren şiddetli çatışmalarda 14 asker kaybetti.

Operasyonun hedefi ne?

Bay Yıldırım Cumartesi günü yaptığı açıklamada Zeytin Dalı operasyonunun hedefini; Türkiye sınırı boyunca uzanan bir terör kuşağı olarak adlandırdığı bölgenin kökünü kurutmak olduğunu tekrarladı.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi üyelerine yaptığı açıklamada Bay Yıldırım; ‘‘Zeytin Dalı Harekâtı zulüm altında inleyen Arapların, Kürt, Türkmen kardeşlerimizin bu zulümden kurtarılma harekâtıdır.’’ ifadelerini kullanmıştır.

Türk birlikleri, Afrin operasyonunda Özgür Suriye Ordusundan (ÖSO) Türkiye yanlısı isyancılar eşlik etmektedir.

Suriyeli Kürt Kuvvetleri, Suriye Hükümeti, Suriye İsyancı Güçleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumartesi günü yaptığı açıklamada Türk liderliğindeki kuvvetlerin dağları aldıklarını ve Afrin’e doğru ilerlediklerini belirterek; ‘‘Az kaldı’’ ifadelerini kullanmıştır.


Türkiye 900 kadar Kürt savaşçıyı öldürdüğünü söylemektedir fakat bu bağımsız kaynaklarca doğrulanamamaktadır.

Kürtler ne diyor?

Türkiye’nin liderliğinde ve 10.000 kadar Suriyeli isyancının da katıldığı saldırı nedeniyle binlerce insan yaşadıkları yerlerden ayrılmak zorunda kalmıştır.

Suriyeli bir Kürt yetkilisi Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Türk operasyonunun başlamasından günümüze kadar 150 sivilin öldürüldüğünü ve 300 kişinin de yaralandığını ileri sürmüştür, fakat bu rakamlar da bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamamaktadır.

Türk operasyonunda hayatlarını kaybeden Kürt savaşçıları Afrin’de toprağa verildiler.

Angela Rasho Kürt televizyonuna yaptığı açıklamada; Türk hava saldırıları ve topçu atışlarının çoğunlukla, kadınlar ve çocuklar dâhil sivilleri hedef aldığını dile getirmiştir. Rasho uluslararası gözlemcilere bölgeye gelerek durumu kendi gözleri ile görmeleri çağrısında bulunmuştur.

Uluslararası tepkiler neler?

Birleşik Devletler ve Fransa dâhil batılı güçler operasyonların kapsam ve süresinin sınırlı olması yönünde baskı yapmaktadır.

Binlerce Kürt, Cumartesi günü Strasbourg’da bulunan Avrupa Konseyi önünde toplanarak saldırıyı protesto etmişlerdir. Kürt göstericiler ellerinde ‘‘Katil Erdoğan’’ ve ‘‘Afrin’i Savun’’ pankartları taşımış ve Avrupa Konseyi ofisleri önünde ‘‘Susmak Öldürür’’ şeklinde slogan atmışlardır.

Süleyman Akgüç isimli bir protestocu Agence France-Presse’ye yaptığı açıklamada; ‘‘Alarm vermek istiyoruz çünkü Afrin’deki Kürtler, İslami Devlete karşı savaştılar ve şimdi katlediliyorlar. Avrupalı liderlerin suskunluğu ölümcüldür’’ ifadelerini kullanmıştır.

Özgür Suriye Ordusundan savaşçılar Türk birlikleri ile birlikte savaşmaktadır.

Benzer bir protesto gösterisi de 2.000 kadar göstericinin Gare de l’Est ile Place de la Republique arasında yürüdüğü Paris kentinde gerçekleştirilmiştir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumartesi günü Fransız karşılığı Emmanuel Macron’u, Türkiye’nin kuzey Suriye’de toprak ele geçirmeye çalışmadığı yönünde ikna etmek için çaba göstermiştir.

Anadolu Ajansının bildirdiğine göre; yapılan telefon görüşmesinde Bay Erdoğan, Bay Macron’a Türkiye’nin başka bir ülkenin toprağında gözü olmadığını anlatmış ve operasyonun hedefinin, Afrin kentini terör üyelerinden temizlemek olduğunu ifade etmiştir.

Bay Macron, geçtiğimiz hafta bir gazeteye verdiği demeçte, Türkiye’nin bir işgal operasyonuna girişmesi durumunda Fransa’nın ‘‘gerçek bir problemi’’ olacağını dile getirerek Türk liderleri kızdırmıştır.

Ayrı olarak, İnsan Hakları İzleme örgütü de Cumartesi günü yaptığı açıklamada; Türk sınır muhafızlarını, sığınma talebiyle Suriye’den Türk topraklarına girmek isteyenlere ateş açmakla suçlamıştır.

Türk hükümetinden bir yetkili suçlamaları reddederek Türkiye’nin ‘‘açık kapı’’ politikası izlediğini ifade etmiştir.

Türkiye günümüze kadar en fazla Suriyeli mülteciyi ülkesine kabul eden ülke konumundadır.

 

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir ve BBC’nin görüşlerini yansıtmaktadır. Yazının çevrilmesi Sun Savunma Net ve çevirenin yazıda ifade edilen görüşleri ve ileri sürülen iddiaları paylaştığı anlamına gelmemektedir.

Tankımızın isabet almasıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklama aşağıdadır.

“Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında, 03 Şubat 2018 tarihinde, Afrin kuzeydoğusu Şeyh Horoz bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütleri mensuplarınca gerçekleştirilen saldırı neticesinde isabet alan tankta bulunan beş kahraman silah arkadaşımız tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.

BBC’nin iddia ettiği gibi yapılan açıklamada ‘‘ABD Destekli’’ ifadesi yer almamaktadır.

Türk askeri kadın ve çocuk öldürmez! Sığınmak isteyenlere ateş açmaz. Türk askeri kimseyi katletmez, düşmanının savaşma azmini kırmak için çarpışır. Kayıplarına rağmen, haklı olduğu bu operasyonu sürdürecektir. Bu operasyonun başarısı için aşağıdakilerin dikkate alınması gerektiğini değerlendiriyorum.

Düzenli ordu olmayan ÖSO unsurlarının, çatışma aralarında eğitilmesi ve bunlara harp sanatının gereklerinin öğretilmesi gerekmektedir.

ÖSO unsurları, çok sıkı takip ve kontrol altında tutulmalı, bu unsurlara emir verildiğinde emri anladıklarını teyit etmek maksadıyla ‘‘Emir Tekrarı’’ yaptırılmalıdır.

Çatışmalardan fırsat bulunduğu anlarda, yer ve zamana bakılmaksızın fırsat eğitimleri şeklinde ÖSO unsurlarına ‘‘Ateş ve Manevra’’ teknikleri gösterilerek ve yaptırılarak öğretilmelidir.

ÖSO unsurları Piyade-Tank iş birliğinde çok zayıftır. Bu unsurlara piyade ve zırhlı birliklerin birbirlerinin tamamlayıcı unsurları olduğu çok iyi öğretilmeli, muharebe sahasında tanklarla birlikte hareket ederken neler yapmaları gerektiği çok açık ve net bir şekilde anlatılmalıdır.

ÖSO unsurlarına; ‘‘Su uyur, düşman uyumaz’’  Türk atasözü öğretilmeli ve düşmanı sürekli olarak gözetlemeleri gerektiği anlatılmalıdır.

ÖSO unsurlarına ‘‘Gece Dersleri’’ verilmeli ve teorik bilgiler her gece zorunlu olarak uygulanacak bu derslerde öğretilmelidir.

ÖSO unsurlarını disiplin altına almak maksadıyla da her gün en az bir saat ‘‘Yanaşık Düzen’’ eğitiminin çok faydalı olacağını değerlendiriyorum.

Son olarak; ÖSO unsurlarına ‘‘El Yapımı Patlayıcı Düzenek’’ eğitimi verilmesi de gerekmektedir.

Kahraman Türk askerleri ve beraberindeki ÖSO unsurlarına; hudutlarımızda ve bölgede barış, güvenlik ve istikrarı sağlamak ve dost ve kardeş bölge halkını baskılardan kurtarmak maksadıyla; 20 Ocak 2018 tarihinde; Afrin-Suriye’de; terörist PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ unsurlarına karşı başlattığı, ahlaki değerler ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde azim ve kararlılıkla sürdürdükleri Zeytin Dalı harekâtında başarılar diliyorum.

Şehit olan 13 kahraman Türk askerimize Allah’tan rahmet, yaralanan 57 kahraman Türk askerimize de en kısa zamanda acil şifalar diliyorum.

 

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın