Birleşik Devletler YPG Terör Örgütüne Silah Verdi mi yoksa Vermedi mi?

 Birleşik Devletler YPG Terör Örgütüne Silah Verdi mi yoksa Vermedi mi?

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 20 Şubat 2018

Hava aracı katili FIM-92 STINGER Hava Savunma Füzesi

Onlara şu an itibarıyla 4800 TIR silah göndermişler

Sincan’da yapımı tamamlanan Kazan Soda Elektrik Fabrikası Açılış Töreni: ‘‘Şimdi artık Amerika da sınırlarımız boyunca terör ordusu kurduğunu ikrar etmiştir. Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır. Nedir? Orada 30 bin terör örgütü kurmuş. Onlara şu an itibarıyla 4800 TIR silah göndermiş. Ne gönderirsen gönder, o 30 bin kişilik kurduğun ordu orada seni tam anlamıyla temsil edemeyecek ve stratejik ortağının karşısında da kusura bakma rezili rüsvan olacaksın.’’ Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Vermedik diyorlar ve aksini ortaya koyamıyoruz

Almanya’da iki ülke savunma bakanları arasında yapılan görüşme sonrasında: ‘‘YPG’ye silahları kimin verdiğini bilmiyoruz. Sayın Mattis, Afrin’de terörist unsurlara hiçbir silah desteği ve mühimmat sağlamadıklarını, yani PYD ve YPG’ye, Afrin’de şu anda Türkiye’ye karşı faaliyet içerisinde olan terör unsurlarına karşı Amerika Birleşik Devletleri’nin hiçbir şekilde silah, mühimmat desteği sağlamadığını ve orada kullandıkları silahların kendilerine ait olmadığını ifade etti. Aksini ortaya koymadığımız sürece müttefikimizin bu beyanına inanıyoruz.’’ Türkiye Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli.

Türklerle kapsamlı görüşmeler sonucu verdik

Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi, Hart Office Building, 1 Mayıs 2016

ABD Savunma Bakanı Ashton B. Carter, ABD Genelkurmay Başkanı Joseph F. Dunford ve Cumhuriyetçi Parti Senatörü Lindsey Graham.

Lindsey Graham: Herkese teşekkürler. Bakan Carter hiç PYD’yi duydunuz mu?

Ashton B. Carter: Duydum, evet.

Lindsey Graham: Kim onlar?

Ashton B. Carter: Onlar bir Kürt grup, birkaç, bir miktar…

Lindsey Graham: YPG’yi duydunuz mu?

Ashton B. Carter: Onları da duydum.

Lindsey Graham: Kim onlar?

Ashton B. Carter: Diğer bir Kürt grup.

Lindsey Graham: PYD’nin askeri kanadı değiller mi?

Ashton B. Carter: Askeri kanadılar, evet. Söylediğiniz doğru.

Lindsey Graham: Doğru değil mi General Dunford? 2003 yılında kurulan solcu Suriyeli Kürt bir parti. Raporlara göre PKK ile aynı çizgideler veya en azından önemli bağlantıları var.

Lindsey Graham: Doğru mu?

Ashton B. Carter: Evet, biz…

Lindsey Graham: Türk hükümetine göre PKK terörist bir organizasyon mudur?


Ashton B. Carter: Sadece Türk hükümetine göre değil, Birleşik Devletler hükümetine göre de PKK terörist bir organizasyondur, Senatör.

Lindsey Graham: Türklerin, PKK ile yakın ilişkide olması nedeniyle, Suriye’deki YPG’yi silahlandırmamız nedeniyle bize kızgın olabilecekleri sizi şaşırtıyor mu?

Ashton B. Carter: Hayır, değil – hayır Senatör. Biz- izin verin açıklayayım – sadece şunu ifade etmek istiyorum ve başkan da bu işin içindedir. Bu – bizim Türklerle çok yoğun temaslarımız var.

Lindsey Graham: Yani bu konuda Türklerin bizimle bir sorunları yok mu?

Ashton B. Carter: Onlar bu konuda memnun değiller…

Ashton B. Carter tarafından, sadece Türkiye’nin değil, ABD’nin de terör örgütleri listesinde olan PKK terör örgütü.

Lindsey Graham: Ben Türkiye’den yeni döndüm. Bu konudan hiç memnun değiller. Bunun dünyadaki en aptalca fikir olduğunu düşünüyorlar ve ben de onlara katılıyorum. General Dunford, Suriye Demokratik Güçlerinin, ya da neden bahsediyorsak, Araplar karşısında ne kadarı Kürt’tür?

Joseph F. Dunford Jr: Yaklaşık olarak – yaklaşık olarak 6,000 Arap Senatör.

Lindsey Graham: Peki kuvvet oranı nedir?

Joseph F. Dunford Jr: Yaklaşık olarak %20.

Lindsey Graham: Tamam. Türkiye’nin neden biraz kızgın olduğunu merak ediyorsanız, biz Suriye içinde, Türk hükümetinin savaşmakta olduğu bir terör grubunu silahlandırıyoruz.

Joseph F. Dunford Jr: Türkiye daha fazlasını yapabilir, fakat sanırım bu bütün konsept açıkçası oldukça mantıksız. Suudi Arabistan’dan yeni geldim. Onlar, Esad’ın kazanacağını ve Şam’ın İranlılar tarafından kontrol edileceğini düşündükçe Suriye’ye gitmeyeceklerine inanıyorlar.

Joseph F. Dunford Jr: Onlar hiç size, bizim Esad politikamızla ilgili memnuniyetsizliklerini dile getirdiler mi?

Ashton B. Carter: Ben devam edeceğim. Fakat Türklere de geri dönmek istemiyorum. Oraya gittiğiniz için teşekkürler, onlarla konuştuğunuz için teşekkürler.

Ashton B. Carter: Onlar bir NATO müttefiki. Ve biz onlarla, ki önemli bir çabadır, kesinlikle gayretlerimizi tartışıyoruz ve onların … (?) korumak için…

Lindsey Graham: Bakan Carter, iki dakikam kaldı. Sizden, onların bana anlattıklarını anlatmanızı istemiyorum. Bana anlattıklarını biliyorum. Size farklı bir şey söylemiş olabilirler.

 

Lindsey Graham tarafından öne sürülen ve Ashton B.  Carter tarafından da kabul edilen YPG unsurlarına verilen ABD silahları.

Ashton B. Carter: Şey, Suudiler ile devam etmeme müsaade edin. Çünkü…

Lindsey Graham: Tamam, Suudiler.

Ashton B. Carter: … Ben yeni oradaydım ve onlar…

Lindsey Graham: Bizim Esad politikamızla ilgili ciddi bir problemleri var mı?

Ashton B. Carter: Sanırım onlar – Suudilerin, geçtiğimiz son hafta içinde orada olan biri olarak söylüyorum, problemi bizimki ile aynı, Esad’ın hala iktidarda olması.

Yazının girişinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sert ifadelerle açıkladığı ABD’nin YPG terör örgütüne 4800 TIR dolusu silah göndermesiyle ilgili sözlerini, hemen arkasından da Savunma Bakanı Nurettin Canikli’nin, Mattis’e atfen, ABD’nin hiçbir şekilde silah ve mühimmat vermediği ve aksini ortaya koymadığımız sürece müttefikimizin bu beyanına inandığı yönündeki açıklamalarını okudunuz.

Sizleri bilmem ama ben, tamamen farklı bu iki açıklamayı okuyunca hiçbir şey anlamadım ve işin doğrusunu ortaya çıkarmak maksadıyla; 1 Mayıs 2016 tarihinde, Senato Silahlı Kuvvetler Komitesinde, Cumhuriyetçi Parti Senatörü Lindsey Graham, ABD Savunma Bakanı Ashton B. Carter ve ABD Genelkurmay Başkanı Joseph F. Dunford Jr arasındaki tartışmayı çevirdim. Merak eden okurlar aşağıdaki link üzerinden görüntüleri de izleyebilirler.

Carter, PKK silahlı bir terör örgütüdür diyor. Graham ise, yahu terör örgütünü silahlandırdık Türkler bize kızgın diyor. Carter lafı ağzında geveleyerek: başkan da bu işin içinde, Türklerle aramızda bu konuda yoğun temaslar var diyor. Dunford Türkiye’ye kızıyor, Suudilerin Suriye politikası hakkında Birleşik Devletleri hiç eleştirmediğinden falan bahsediyor. ABD başkanın da işin içinde olduğu yoğun temaslar acaba ne olabilir?

Şimdi soruyorum: ABD terör örgütü YPG unsurlarını silahlandırdı mı yoksa silahlandırmadı mı? 26’ncı ve halen görevdeki ABD Savunma Bakanı James Norman Mattis bizi aldatmaya çalışıyor olabilir mi?

Mısır’daki sağır sultan dahi Birleşik Devletlerin YPG terör örgütünü silahlandırdığını duymuşken ve adamların bizzat kendileri, yalan söylemenin mümkün olmadığı Senatoda, YPG unsurlarını silahlandırdıklarını itiraf ederken, birden bu ani söylem değişikliğinin nedeni ne olabilir?

Hani elimizde deliller vardı? Elimizdeki deliller yetersiz mi? Delillerimiz rakip deliller karşısında güçsüzler mi? Yoksa deliller de mi bizi aldattı? Yarın bir gün, işte deliller, aksini ortaya koyuyoruz diyebilir miyiz? Son soru ise en ilginç olanı: 4.800 TIR dolusu silah ve malzeme nerede?

Sen. Graham on YPG

vs. Sec. Carter

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın