Doğal ve Suni Engellere Çarpma

Doğal ve Suni Engellere Çarpma

Doğal ve Suni Engellere Çarpma

(CFIT – Controlled Flight into Terrain)

Ercan Caner                                                            

30 Ağustos 2016

doğal ve suni engeller-helikopter

Doğal ve suni engellere çarpma ile sonuçlanan kaza-kırımlar, normal uçuşuna devam eden, pilot tarafından kumanda edilen ve herhangi bir acil durum (Emergency)  yaşamayan bir hava aracının, mürettebat farkında olmadan arazi, su ve insan yapısı suni engellere çarpması olaylarıdır, bu tür kazaların literatürde ‘Kontrollü Uçuşta Yere Çarpma’ olarak adlandırıldığı da görülmektedir.. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu tür kazalara sıklıkla rastlanmaktadır. Geçmişte meydana gelen bir çok üzücü kaza personelin hayatlarını kaybetmelerine ve oldukça maliyetli olan helikopterlerin kullanım ömürlerini doldurmadan envanter dışına çıkarılmasına neden olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Ulaştırma Emniyet Kurulu (NTSB-National Transportation Safety Board) istatistiklerine göre doğal ve suni engellere çarpmalar, helikopter kazalarına neden olan etkenler arasında 13’üncü sıradadır ve bu tür kazaların % 60’ı ne yazık ki mürettebatın hayatlarını kaybetmesine neden olmaktadır. Bu tür kazalar, böylesine sıklıkla meydana gelmesine rağmen, neden geçmişten ders alınmadığı ve helikopter pilotlarının doğal ve suni engellere çarpmaya devam ettiklerini anlamak güç olabilir. Uçuş esnasında meydana gelen bir çok acil durum mürettebat tarafından fark edilebilir ve acil durumdan kurtulmak maksadıyla pilot tarafından düzeltici işlemler zamanında uygulanabilir. Bununla beraber pilot, doğal ve suni engellere çarptığını ancak ve ancak onlara çarptığında anlayabilmektedir. Bu nedenle pilotların hangi durum ve zamanlarda doğal ve/veya suni engellere çarpabileceklerini bilmeleri ve uçuşun her safhasında bu tür kazalara karşı hazırlıklı olmaları gerekmektedir, bu tür kazalardan kaçınmak ancak ve ancak bu şekilde mümkündür. Özellikle uçuş hayatlarının başında olan ve henüz alçak uçmayı seven pilotlar uyarılmalı, kontrol ve takip edilmeli ve bu alışkanlıklarından vazgeçmeleri hususunda sürekli olarak uyarılmalıdırlar.


doğal ve suni engeller-helikopter-5

Helikopter Uçuşları

Askeri helikopterler yüksek tehdit ortamında görevleri gereği alçak irtifalarda uçtuklarından, sivil maksatlı olarak kullanılan ambulans, yangın söndürme ve emniyet, arama kurtarma helikopterleri de yine neredeyse daima alçak irtifalarda uçtuklarından ve çoğunlukla hazırlıksız iniş yerlerine iniş-kalkış yaptıklarından, doğal ve suni engellere çarpma riskleri yüksek irtifalarda uçan ve sadece hazırlanmış pistlere iniş-kalkış yapan uçaklara nazaran çok daha fazladır. Aslına bakıldığında, bütün hava sahasını kapsayan spektrumda, bütün seyrüsefer kolaylıkları, pozitif takip, alçalma-kalkış kolaylıkları uçaklar için tasarlanmışlardır.

Helikopterlerin, herhangi bir acil durum yaşamadan doğal ve suni engellere çarpması ile sonuçlanan kaza-kırımlarda en büyük etken durumsal farkındalığın yitirilmesidir. Alçak irtifalarda görevleri gereği uçmak zorunda olan helikopter pilotları, meteorolojik sınırlamalara ve her zaman uçtukları ve aşina oldukları bir arazi de olsa, çevrelerindeki doğal ve suni engellere daima dikkat etmek zorundadırlar. Hava aracının sınırlılıkları, icra edilen görevin özellikleri, pilotların nitelikleri ve çevresel şartlar gibi risk faktörleri çok iyi analiz edilmeli ve durumsal farkındalığın yitirildiği durumlarda pilot tarafından uygulanacak düzeltici işlemler için irtifa ve tavan sınırlamaları pilotların yeteneklerine göre ayrı ayrı belirlenmelidir. Bununla beraber, sadece pilotların belirli bir irtifanın altına inmesini engelleyerek ve meteorolojik uçuş şartları limitlerini düşürerek bu tür kazalara engel olmak asla mümkün değildir. Ne yazık ki helikopterlere takılan tel kesme aparatlarının da bir çok teli, özellikle de yüksek gerilim hatlarını kesme/koparma imkân ve kabiliyetleri bulunmamaktadır.

doğal ve suni engeller-helikopter-2

    Görüş ve Hava Durumu

Doğal ve suni engellere çarpma ile sonuçlanan kazalar çoğunlukla düşük görüş şartları ve gece uçuşlarında meydana gelmektedir. Bunun en büyük nedeni pilotların çevresel farkındalık ve tehlikeleri görebilmek için sadece gözlerini kullanmalarıdır. Pilotlar düşük görüş şartları ve gece uçuşlarında çok dikkatli olmak zorundadırlar. Aydınlatılmamış bölgelerde gece uçuşları zorunlu olmadıkça yapılmamalı ya da görevin gerektirdiği durumlarda arazi ve engellerden sakınmak maksadıyla belirli bir irtifanın altına inilmemelidir. Uçuş öncesi yapılan ayrıntılı görev planlaması ve meteorolojik durumun çok iyi bir şekilde analizi gece ve gündüz meydana gelebilecek doğal ve suni engellere çarpma kaza-kırımlarını engelleyecektir. Görevin alçak uçuşu zorunlu kıldığı durumlarda durumsal farkındalığın muhafaza edilmesi bu tür kazaların önüne geçilmesinde en büyük etkendir. Pilotlar başlangıçta yaptıkları görev planlamasına ve meteorolojik analize bağlı kalmamalı, uçuşun her safhasında ortaya çıkan yeni şartları analiz etmeli ve göreve devam edip etmeyeceklerine ve/veya uçuş planlarını değiştirip değiştirmeyeceklerine karar vermelidirler. Potansiyel bir engele çarpma riskinin varlığını tespit eden pilotlar hatalar zincirini kıracak ve bir kaza-kırımın önüne geçeceklerdir. Görüş azaldığında ve/veya meteorolojik şartlar kötüleştiğinde uygulanacak acil durum prosedürü mümkün olan en kısa zamanda inmektir.

İnsanın doğasında var olan hep ileri gitme, başarma ve verilen görevi tamamlama içgüdüsü de kaza-kırımların meydana gelmesinde en büyük etkenlerden bir tanesidir. Pilotlar, kendi yaşamları için büyük bir risk oluşturan bu yaklaşımdan kaçınmaları hususunda eğitilmeli, gerektiğinde görevi erteleme ve geri dönme seçeneklerinin oldukları meslek yaşamlarının her safhasında kendilerine hatırlatılmalı ve hiç bir zaman dış baskılar nedeniyle, şartlar ne olursa olsun görevi başarmak zorunda oldukları baskılarına maruz bırakılmamalıdırlar.

doğal ve suni engeller-helikopter-3

Durumsal Farkındalık

Doğal ve suni engellere çarpma ile sonuçlanan kaza-kırımların çoğunlukla düşük görüş şartları ve dağlık arazide meydana geldiği yadsınamaz bir gerçektir. Bununla beraber bu tür kazalar sadece belirtilen şartlarda meydana gelmemekte, tamamen düz veya tedrici olarak yükselen arazilerde dahi pilotlar doğal ve suni engellere çarpmaktadırlar. Ayrıca çalışmalar ve istatistiki bilgiler bu tür kazaların yarısının görerek uçuş şartlarında meydana geldiklerini de ortaya koymuştur. Bütün bunlar dikkate alındığında, doğal ve suni engellere çarpmayla sonuçlanan kaza-kırımların nedeni basitçe görüş ve meteorolojik şartların kötülüğü değildir. Bu tür kazalara ‘‘DURUMSAL FARKINDALIK’’ın yitirilmesi neden olmaktadır. Pilotlar uçuşları esnasında helikopter ve içinde uçtukları ortamın zihinsel bir resmini daima gözlerinin önüne getirmelidirler. Gündüz veya gece uçuşlarında, doğal veya suni engellere çarpma riskinin arttığını önceden tespit etmek bu tür kazaların engellenmesini sağlayacaktır.

doğal ve suni engeller-helikopter-4

Doğal ve Suni Engellere Çarpmaların Engellenmesi

Yeni teknolojiler, helikopter pilotlarının durumsal farkındalıklarını uçuşun her safhasında muhafaza etmelerinde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Geliştirilmiş Arazi Yakınlık İkaz Sistemleri (EGPWS-Enhanced Ground Proximity Warning System) pilotlara araziye göre konumları hakkında bilgi vererek durumsal farkındalığın muhafazasında avantajlar sağlar. Bu tür sistemler helikopterlerde kullanılmaya başlanmıştır, fakat ne yazık ki Türkiye üç boyutlu sayısal harita altyapısının olmasına rağmen mevcut insan yapısı suni engellerin koordinatlarının Mayıs 2009 tarihinde kullanılmaya başlanan Türkiye Ulusal SAbit GPS Ağı (TUSAGA) sistemi ile bugüne kadar sağlıklı olarak belirlenememesi anılan sistemlerin Türkiye’de henüz kullanımına imkân vermemiştir. Örneğin bir ABD firması tarafından geliştirilen ve bütün dünyaya pazarlanan bir sistemde, aşağıdaki şekillerde görüldüğü gibi kırmızı renkle gösterilen engel bilgileri girilmiş olmasına rağmen, Türkiye’de bu bilgilerin olmadığı görülmektedir. Avionik sistemler ne kadar gelişse de doğal ve suni engellere çarpmayı engellemek maksadıyla görev öncesi yapılan ayrıntılı planlama ve meteoroloji analizi bu tür kazaların önüne geçilmesinde yararlı olacaktır. Pilotlar, özellikle pilot iş yükünün fazla olduğu, aşırı dikkat ve beceri gerektiren uçuş manevra ve görevlerini icra ederlerken dikkatli olmalı ve durumsal farkındalıklarını asla kaybetmemelidirler. Pilotların kendi yetenek ve sınırlılıklarını bilmeleri ve uymaları da ayrıca uçuş emniyetine katkı sağlayacaktır.

   doğal ve suni engeller-helikopter-1 doğal ve suni engeller-helikopte-5                        

Özet

  • Doğal ve suni engellere çarpmaları engellemenin başarısı uçuşun her safhasında durumsal farkındalığın muhafaza edilmesine bağlıdır,
  • Kokpit teknolojileri ve seyrüsefer sistemlerindeki gelişmelere rağmen doğal ve suni engellere çarpma ile sonuçlanan kaza-kırımlar olmaya devam etmektedir,
  • Doğal ve suni engellere çarpma, gece-gündüz, her türlü hava ve arazi şartında meydana gelebilir,
  • Pilotların alçak irtifa ve düşük görüş şartlarında uçarken çevredeki tehlikelerin farkında olması ve olumsuz durumlarda yeteri kadar süre öncesinde karar vermeleri büyük önem taşımaktadır.
  • Durumsal farkındalığı artırmak maksadıyla teknolojik imkanlardan azami ölçüde yararlanılmalı, bu alanda Türkiye’de başlatılan çabalar desteklenmelidir.
  • Havacılık; yetenekler, sınırlılıklar ve çeşitli disiplinlerden oluşan bir yaşam biçimidir, havacılık alanında olağanüstü durumlar hariç mürettebata asla baskı yapılmamalıdır. Doğası gereği zaten geri dönmeyi, görevi ertelemeyi düşünmeyen mürettebatın, bir de bilinçaltında üzerinde baskı hissetmesi durumunda hata yapması kaçınılmaz olacaktır.
  • Türkiye suni engel bilgi bankası en kısa zamanda oluşturulmalı ve bu bilgiler öncelikle yurt içinde faaliyet gösteren firmalara ikaz sistemleri geliştirilmek üzere aktarılmalıdır.

Bütün uçuculara emniyetli uçuşlar dilerim.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın