NATO & AB – Rusya, Terör ve Brexit Kıskacında

NATO & AB – Rusya, Terör ve Brexit Kıskacında

NATO & AB – Rusya, Terör ve Brexit Kıskacında

NATO liderleri, Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra ilk kez böylesine önemli bir toplantı için Varşova’da bir araya geldiler.

Kırım’ı bünyesine kattıktan ve Ukrayna işgali sonrasında Rusya NATO’ya karşısında hiç de geri adım atacak gibi görünmüyor ve ittifakın doğu sınırına büyük çapta askeri güç yığmaya devam ediyor. Avrupa’nın güneyinden gelen IŞİD terör örgütü mülteci krizi ile göç tehditleri de giderek büyümekte ve Avrupa güvenliğini riske sokmakta. Bütün bu karmaşa içerisinde, İngiliz halkının Avrupa Birliğinden ayrılma yönündeki kararı ise Avrupa’nın karşı karşıya olduğu belki de en büyük tehdit.

İttifakın karşı karşıya olduğu tehditlerden bir tanesi olan Rusya’ya karşı, liderlerin her biri 1000 personelden oluşan ve İngiltere, Kanada, Almanya ve ABD tarafından sağlanacak dört taburun Baltık Ülkeleri ve Polonya’ya gönderileceğini açıklamaları bekleniyor. Taburların sembolik olarak anlamı, Rusya’ya ittifakın bölgesel bütünlüğünü ve üyelerinin bağımsızlıklarını korumadaki kararlılığını göstermek. Rusya tehdidine karşı tedbir almak ittifak içerisinde her zaman geniş destek gören bir yaklaşım, fakat aynı destek güneyden gelen tehdit için geçerli değil.
IŞİD terörü, mülteci krizi ve göç dalgası sorunlarının giderilmesi için NATO ikincil bir rol oynamaya devam ediyor. AB’nin içine düştüğü durum ve bu tehditlerle baş edemediği göz önüne alındığında, artık bu politika da tamamen değişmek üzere.

Denizdeki etkinliğini artırmak ve göçmenleri Avrupa’ya taşıyan organize suç örgütlerini takip edebilmek için AB’nin NATO’nun gemilerine ihtiyacı var. AB’nin, ümitsiz bir şekilde NATO’nun erken ikaz ve gözlem sistemleri ile AWACS uçaklarına ihtiyacı var. NATO’nun elindeki bu imkân ve kabiliyetler teröre karşı yürütülen mücadelenin başarısı için de gerekli. Teröre karşı yürütülen mücadelede kritik istihbarat paylaşımı çok önemli ve IŞİD öylesine büyük bir tehdit haline geldi ki NATO’nun bu terör örgütüne karşı yürütülen harekâtın liderliğini ele alması hiç de sürpriz olmaz.

Ekonomik serbestlik, politik birlik ve ortak savunma temellerine dayanan AB projesinin belki de karşı karşıya olduğu en büyük tehdit, İngiliz halkının ‘ayrılma’ yönünde verdiği karar. Doğu ve güneyden gelen tehditlerin bu derece arttığı bir zamanda gelen bu karar, AB’nin geleceği açısından hiç de iç açıcı değil.

NATO müttefikleri ile AB üye devletlerinin böylesine önemli tehditler karşısında bir araya gelebilmeleri ve ortak hareket edebilmeleri ise pek de mümkün görünmüyor.
Kendi gündemleri ve spesifik güvenlik problemleri olan ülkelerin Obama’nın giderayak işaret ettiği üç büyük tehdit olan terör, Rusya ve Brexit karşısında bir araya gelmesi ve ortak hareket edebilmesi çeyrek asır sonra gerçekleşen en önemli NATO zirvesi olan Varşova’da da başarılabilecek gibi görünmüyor.

Rusya tarafı ise zirveyi, NATO’nun yıllardır süren soğuk savaşı sonlandırarak sıcak bir savaşa dönüştürme gayretleri olarak görüyor. Sovyetler Birliğinin dağılması aşamasındaki lideri olan Gorbaçov’a göre ‘‘NATO liderleri sadece savunmayı konuşuyor gibi görünüyorlar ama asıl niyetleri saldırmak’.’

 

Ercan Caner

Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir. E-mail:ercancaner@gmail.com

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın