“Oded Yinon Büyük İsrail Planı” Sempozyumu

“Oded Yinon Büyük İsrail Planı” Sempozyumu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ), Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) ile Mirasımız Derneği ortaklığında düzenlenen “Oded Yinon Büyük İsrail Planı” sempozyumunda, İsrail’in bölgedeki işgali, planları ve gelecekte yapacakları konuşuldu.

 


İSTANBUL (AA) – Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ), Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) ile Mirasımız Derneği ortaklığında düzenlenen “Oded Yinon Büyük İsrail Planı” sempozyumunda, İsrail’in bölgedeki işgali, planları ve gelecekte yapacakları konuşuldu.

FSMVÜ’nün Haliç Yerleşkesi Konferans Salonu’nda, düzenlenen sempozyumun ilk oturumunda İbni Haldun Üniversitesi’nden Doç. Dr. Burhan Köroğlu yaparken, Başbakanlık Başdanışmanı Ömer Korkmaz, “İslam Dünyası, Ortadoğu ve İsrail” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Korkmaz, dünyadaki Yahudilerin sayısının 25 milyon civarında olduğunu, dünyadaki Müslüman nüfusunun ise 1 milyar 700 milyon civarında bulunduğunu söyledi.

Müslümanların sayısal olarak güçlü olduğunu ancak nitelik olarak İsrail’in ürettiği ekonominin, istihbarat çalışmalarının, akademik bilginin Müslümanlardan fazla olabileceğini ifade eden Korkmaz, “İsrail’in arkasında onu ayakta tutan başka bir güç var, o da Amerika. Amerika dediğimiz devlet, İngiltere’nin 1914’ten sonra başımıza musallat ettiği ve o topraklarda kurduğu devleti korumak için, hamilik yapmak için elinden gelen bütün her şeyi yapan bir devlet. Batı, 5 bin yıldan beri bir devlet olamamış ama kendi iç yapısını dağıtmamış, paraya her zaman hükmeden, çok iyi bilen ve kullanan, ticarete hükmeden bir yapıdan kurtulmak için bunları Ortadoğu’ya sürdüler.” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakanlık Başdanışmanı Korkmaz, 1920’lerden sonra İngiltere’nin zayıflamasıyla Siyonist yapının koruyuculuğunun Amerika’ya verildiğini kaydederek, şöyle konuştu:

“Uluslararası ilişkiler bölümlerinde mutlaka yeni bir ders konulması taraftarıyım, bu dersin adı ‘teopolitik’ olabilir. Teopolitik dersinde mutlaka uluslararası ilişkiler öğrencilerine dinler tarihi ve mezhepler tarihi dersleri okutmak zorundayız. Çünkü mevcut parametrelerle gerek Ortadoğu’daki gerek İslam dünyasındaki konuları, problemleri anlayamayız. Çünkü bizim karşımızda bu bölgelere nifak tohumu sokan güçler, bizim okuttuğumuz parametrelerle okutmuyorlar dünyayı. Onların baktıkları bir dünya var ve bunun temelinde de mezhepler ve dinler tarihi yatıyor. Biz de bu açıdan bakmazsak o zaman DEAŞ’ı anlayamayız, DEAŞ’ın arka planını okuyamayız. ‘Amerika, Suriye’den çıkacak mı, çıkmayacak mı?’ diye konuşurken, bir de bakmışız Amerika Suriye içinde kaç tane üs yapmış. Bugün itibarıyla Amerika’nın Suriye’de olmasının hiçbir ekonomik mantığı yok, hiçbir askeri mantığı da yok, tek bir ihtimal var, o da teopolitik nedenler yani dini nedenler. Protestan Amerikan dini devleti, derin devleti, İsrail’i bölgede korumak için bölgede büyük üsler kuruyor. Bunu böyle okumazsak, bölgedeki olayları anlayamayız.”

– “Siyonizmin acıması yok”

Emekli Albay Ercan Caner de yaptığı konuşmada, Siyonizmin acıması olmadığını ve milliyetçi duyguları gelişmiş olan bütün Arap ulusların da Siyonizmin hedefi olduğunu kaydetti.

Caner, Amerika’nın İsrail’i korumak gibi görevinin olduğunu dile getirerek, “Ortadoğu’da dünyadaki doğalgazın yüzde 34’ü, petrolün yüzde 65’i burada biraz Batı’ya doğru gidip Mısır, Cezayir, Libya’daki petrol rezervlerini de buna eklediğinizde dünyadaki petrol rezervlerinin yüzde 70’i bu bölgede. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nin arkasındaki hedef, bu kaynaklara ulaşmak ve bunlara tehdit oluşturabilecek kim olursa olsun bunları engellemek, uzak tutmak ve İsrail devletini korumaktır.” dedi.


Gazeteci Nevzat Çiçek de Ortadoğu coğrafyasında İsrail’in kendi güvenliğini ve geleceğini oluşturmak için planlar yaptığını ve “Oded Yinon”un da bunun parçası olduğunu ifade etti.

Çiçek, İsrail’in “Oded Yinon”u uygulama noktasında psikolojik savaş ve medya ayağını iyi kullandığını aktararak, “Karşımızda sadece İsrail yok, sadece Amerika yok, bir zihin dünyası var ve o zihin dünyasına karşı sizin bir zihin dünyasını yerelden çıkarmanız lazım. Uzlaşılabilir maddeler üzerinden öncelikle hareket etmemiz lazım. Eğer biz mezhepsel fay hatlarını bir şekilde kaşımaya devam edersek, bunda yaklaşık bin yıldan beri yapılan ve bir yere gelmeyen meselede bu siyasal atmosferde daha çok parçalanma ihtimalimiz göz ardı edilmemeli.” diye konuştu.

Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Eldar Hasanoğlu da “Yinon Planının Dini ve Siyonist İdeolojik Kökeni” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Mirasımız Derneği’nden, Halis Mutlu da fotoğraflar ve belgeler eşliğinde “Neden Kudüs?” konulu bir sunum yaptı.

Etkinlik çerçevesinde Mirasımız Derneği’nin “Kudüs Uluslararası Karikatür Yarışması”nda dereceye giren eserlerin sergisi de açıldı.

Bir Cevap Yazın