‘‘Sayın!’’ McMaster Efendinin Türkiye’de Ne İşi Var?

‘‘Sayın!’’ McMaster Efendinin Türkiye’de Ne İşi Var?

Yazar: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 8 Şubat 2018

Emlakçının Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı

Bu sitede defalarca ‘‘Türkiye ve İslam Düşmanı’’, ‘‘Rus Sevici’’ ve ‘‘Darbeci Alkışlatan’’ Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn hakkında yazılar ve çeviriler paylaştım. 33 yıllık ordu deneyimi olan Emekli Korgeneral Flynn, emlakçıya çok sadıktır, konuşmalarında onun farklı bir vizyonu ve problem çözme tekniği olduğunu, çok farklı bir lider olduğunu ve değişme duygusuna sahip olduğunu ifade etmektedir.

Sadık Flynn’in saçma sapan ve oldukça tutarsız fikirleri vardır. Ona göre; İslam dini bir kanserdir. Dinin arkasına saklanan politik bir ideolojidir. Amerika için tek ve en büyük tehlike radikal İslam terörüdür.

Sonradan Türkiye ve Erdoğan hakkında oldukça ilginç bir makale kaleme alacak olan ve asker arkadaşları tarafından ‘‘Cıvataları Gevşemiş’’ olarak tanımlanan Emekli Korgeneral Michael Flynn’in Türkiye hakkındaki demeçleri ise çok daha kin ve nefret söylemleri ile doludur.

  • Türkiye IŞİD terör örgütü dâhilSuriye’deki cihatçı gruplara, 2014 ve 2015 yıllarında silah, para ve lojistik destek sağlamıştır.
  • Türkiye İslamcıdır: Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi Müslüman Kardeşler örgütünün bir kolu gibi hareket etmektedir.
  • Türkiye muhalifleri hedef almaktadır. Temmuz ayından bu güne kadar 100.000’den fazla güvenlik ve kamu görevlisi tutuklanmış ve görevden uzaklaştırılmıştır.
  • Türkiye Amerikan karşıtıbir ülkedir; Erdoğan, Amerika’nın en iyi müttefiki olan Suriyeli Kürtlerle iş birliği yapan ABD yetkililerini kötülemektedir.
  • Türkiye savaş suçları işleyen bir ülkedir, Türkiye’nin güneydoğusunda sivil Kürtleri öldürmektedir.

 

Emlakçıya çok sadık bu emekli korgeneralin, 15 Temmuz 2016 başarısız askeri darbesiyle ilgili çok ilginç bir hikâyesi de vardır. Türk ordusundan bazı unsurlar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan uzaklaştırmak için darbe girişimi yaparken, sadık emekli Korgeneral Michael Flynn, Cleveland’da bir konuşma yapmaktadır.

Sadık emekli korgeneral konuşmasının bir bölümünde gaza gelir; ‘‘Şu anda Türkiye’de bir darbe yapılmaktadır. Türkiye, Erdoğan yönetimi altında İslamcılığa doğru gitmektedir ve silahlı kuvvetler, Türkiye’nin laik yapısını korumaya çalışmaktadır’’ ifadelerini kullanır. Kalabalık darbecileri alkışlar.

Türkiye ve İslam düşmanı ve de darbecileri Amerikalı koyunlara alkışlatan emekli sadık korgeneral Flynn, soyadının ‘‘Fly’’ kısmından olsa gerek 8 Kasım 2016 günü uçuşa geçer, ne içtiği bilinmemektedir, ama azılı düşman artık fikir değiştirmiştir. Hill adlı gazetede bir makalesi yayımlanır.

Başka bir ‘‘Türk ve Erdoğan Düşmanı’’ olan Michael Rubin tarafından Erdoğan’ın yaptıklarını aklamakla suçlanan Flynn makalesinde; ‘‘Türkiye’nin ABD çıkarları için çok önemli olduğunu, Irak ve Suriye’de İslami Devlete karşı yürütülen mücadelede ABD’nin en kuvvetli müttefiki olduğunu ve bölgede istikrar kaynağı olduğunu öne çıkarır. Yapılan ABD askeri operasyonlarda iş birliğine şiddetle ihtiyaç olmasına rağmen Obama yönetimi, akılsızca bir politika ile yıllardır süren müttefikliği tehdit edecek bir şekilde Türkiye’yi uzakta tutmaktadır.’’ ifadelerini kullanır.


Flynn halen Özel Savcı Robert Mueller tarafından, Rusya ilişkilerinin yanı sıra, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük rakiplerinden olan ve ABD’de yaşayan birinin, Türkiye’ye dönmesini düzenleme işine bulaşıp bulaşmadığıyla ilgili olarak soruşturulmaktadır. Soruşturma kapsamında Flynn efendinin, ABD tarafından hapsedilen ve İran’a olan ABD yaptırımlarını delme federal suçlamalarıyla karşı karşıya olan, Türk ve İran asıllı altın tüccarı Reza Zarrab’ın serbest bırakılması işiyle de ilgisi incelenmektedir.

Neyse ki Flynn uzun süre görevde kalamaz, emlakçı çok güvendiği bu adamı istifaya zorlar. Sadece 24 gün ulusal güvenlik danışmanlığı yapabilmiştir.

Emlakçının Yeni Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster Kimdir?

Birleşik Devletler West Point Askeri Akademisi mezunudur. İlk Körfez Harbine katılmış ve iddialara göre İkinci Dünya Savaşından günümüze kadar gerçekleşen en büyük ‘‘tank savaşına’’ katılmıştır. North Carolina Üniversitesinden tarih doktora derecesi almıştır. Ulusal güvenlik danışmanlığı görevine atanması sonrasında; ‘‘Ulusumuza hizmet etmeye devam edebilmenin bir ayrıcalık olduğunu söylemek istiyorum. Sana (Trump), bu fırsatı verdiğin için minnettarım. Bir an önce ulusal güvenlik ekibinin arasına katılmayı ve Amerikan halkının çıkarlarını geliştirmek ve korumak için elimden geleni yapmayı dört gözle bekliyorum’’ ifadelerini kullanır.

‘‘Dereliction of Duty – Görevin İhmali’’ adlı Vietnam Savaşı stratejisiyle ilgili yazdığı kitap, Emekli Albay Cedric Leighton tarafından, son 20 yıldır bir asker tarafından yazılan en önemli kitaplardan bir tanesi olarak nitelendirilir.

2003 yılında tekrar Irak’a gönderilir, Tal Afar bölgesini asilerden temizlemedeki başarısı nedeniyle ödüllendirilir. 2019 yılında da askeri planları ve yolsuzluk iddialarını yerinde inceleme ve denetleme göreviyle Afganistan’a gönderilir. 2014 yılında Time Dergisi tarafından yılın en etkili 100 kişisi arasında gösterilir.

Asker arkadaşları her şeyin kamuoyu ile paylaşılmasından hoşlanmamaktadır, fakat silahlı kuvvetler komitesi başkanı olan ve zaman zaman Trump’ı da eleştiren Senatör John McCain, onun ulusal güvenlik danışmanlığı görevine getirilmesini, mükemmel bir seçim olarak nitelendirerek destekler.

Korgeneral McMaster hala ordudaki aktif görevini sürdürmektedir.  Reagan yönetiminin son yıllarındaki (1987-1989) General Colin Powell’den sonra ilk kez halen görevde olan bir general bu göreve atanmıştır. Flynn’den ağzı yanan emlakçı, McMaster’i üfleyerek yemeye karar vermiştir.

Trump onu ulusal güvenlik danışmanlığı görevine atarken ‘‘Muazzam yetenek ve muazzam deneyim sahibi bir adam’’ ifadelerini kullanır. Fakat bu generalin de garip fikirleri vardır. Joyce Karam tarafından kaleme alınan ve çevrilerek Sun Savunma Net Sitesinde de yayımlanan 13 Aralık 2 017 tarihli yazıda General McMaster garip açıklamalar yapmaktadır.

Birleşik Devletler başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral HR McMaster ile Bedminster, New Jersey’de Trump National Gulf Club önünde konuşurken.11 Ağustos 2017. Foto: Pablo Martinez Monsivais / AP

 ‘‘Radikal İslamcı ideolojinin yapılan bağışlar, medreseler ve diğer sosyal organizasyonlar vasıtası ile nasıl geliştiğine yeterli dikkati göstermedik’’ ifadelerini kullanmıştır. Suudi Arabistan’ın bu organizasyonlardan bazılarına olan desteğinden bahsederken, Katar ve Türkiye’yi günümüzdeki ana sponsorlar olarak öne çıkarmıştır. General McMaster, net bir şekilde radikal İslamcı ideolojilere desteğin Katar ve Türkiye tarafından sağlandığını belirtmiştir.

General McMaster, Türkiye’nin Batı ile giderek büyüyen problemlerinin, büyük oranda Recep Tayyip Erdoğan’ın da üyesi olduğu, Türkiye’nin Adalet ve Kalkınma Partisinin yükselişinin sonucu olduğunu iddia etmiştir.

General McMaster’in Müslüman kardeşler ile ilgili tanımladığı diğer model ise Türkiye’nin AKP’sidir. General McMaster’e göre; AKP, sivil toplum aracılığı ile faaliyetlerini yürüterek tek parti iktidarını sağlamlaştırmıştır ve bu da ne yazık ki Türkiye’nin Batıdan uzaklaşmasına katkı sağlayan bir problem olmuştur.

‘‘Sayın!’’ McMaster efendinin Türkiye ziyaretiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, McMaster’la bir süredir kendisinin telefon trafiğinin bulunduğunu anımsatarak; “O çerçevede kendisi ülkemizi ziyaret edecek. Benim misafirim olarak gelecek ve Suriye, Irak, terörle mücadele başta olmak üzere Türk-Amerikan ilişkilerini ilgilendiren temel konuları etraflı bir şekilde ele alacağız. Bu ziyaretler tabii önemli çünkü biz Amerika Birleşik Devletleri ile güvenin yeniden tesisi için bir çaba içerisindeyiz ama bu güveni sağlayacak olan da aynı zamanda Amerikan yönetiminin sahada atacağı somut adımlardır.

PYD’ye verilen destek meselesini, Amerika’daki FETÖ yapılanması konusunu, New York’ta devam eden Hakan Atilla, Halkbank davasını hepimiz biliyoruz. Bunlar Türk-Amerikan ilişkilerini gölgeleyen, zehirleyen ve müttefiklik ilişkisine sığmayan uygulamalar. Biz bunların bir an önce sona erdirilmesini ve ilişkilerimizin tekrar müttefiklik ilişkileri çerçevesinde, güven esasına dayalı bir zeminde ilerlemesini arzu ediyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.

McMaster Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Kuveyt, Mısır ve Lübnan’ı da ziyaret edecektir. ABD medyasının yorumlarına göre; ziyaretin gündemi Ankara’nın kuzey Suriye’deki Afrin bölgesinde, ABD tarafından desteklenen Kürtleri hedef almasıdır. Üçüncü haftaya yaklaşan operasyonda Türkiye’nin hedefleri açık değildir. Ankara, IŞİD terör örgütüne karşı da savaştığını ileri sürmektedir, fakat bugüne kadar bu terör örgütünün Afrin bölgesinde olduğunu gösteren herhangi bir rapor bulunmamaktadır.

Trump yönetimi, Çarşamba günü yaptığı açıklamada; Türkiye’ye Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası uygulamaya koyduğu olağanüstü hali sonlandırma ve hukukun üstünlüğüne saygı gösterme çağrısında da bulunmuştur.

Genel gündeme bakıldığında, McMaster ve Tillerson ziyaretlerinin sonu hayırlı değil. Mesele sadece Afrin Zeytin Dalı Operasyonu hiç değil. Bu emlakçının eski ve yeni ulusal güvenlik danışmanları da hiç tekin ve ipiyle kuyuya inilecek insanlar değildir. Orta Doğu bataklığına girildiğinde çıkılması zor olur.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın