Şehit Gitarist Ümit Yılbar

 

Şehit Gitarist Ümit Yılbar

 

Önyargılı ve kalbini kıran toplumun söylediklerine rağmen vatanına sevgisini kaybetmeden onu korumak uğrunda can verdi.

Levent Kağan, Sun Savunma Net, 25 Eylül 2019

 

 

‘‘Uzun Saçlı ve Satanist’’ Diyenlere İnat Vatan Aşkıyla Gönüllü Komando Olarak Askere Gidip Şehit Düşen Rock Gitaristi

İnsanların içinde yarattığı ön yargıların ve şekilciliğin ne kadar haksız olduğunu hepimiz biliyoruz. Hele konu vatanını sevmekse, kimsenin kimseye ahkâm kesmemesi lazım. Böyle düşünenlere Şehit Ümit Yılbar’ı anlatın!

Pentagram grubunu, özellikle rock dinleyicileri iyi bilir. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en köklü ve en efsane ‘‘Heavy Metal’’ gruplarından biridir. Hele bazı şarkıları, ağızlarda neredeyse marş gibi olmuştur.

Grubun tarihi, belki de birçoğumuzun çocukluğundan eski. Zaten Ümit’in gruba girişi de hemen hemen o yıllara denk geliyor.

1984 yılında Bursa’da bir lise grubu olarak Cenk Ünnü, Hakan Utangaç, Kaan Bozoğlu tarafından kuruluyor Pentagram. Henüz kimsenin metal müziği tam olarak bilmediği zamanlar hatta. İki yıl sonra Hakan Utangaç gruptan çıkıyor ve yerinde Tarkan Gözübüyük geliyor. Böylece Pentagram’ın kemik kadrosu da oluşuyor ama tabii daha gruba eklenecekler var: Mesela Ümit Yılbar.

Bir Heavy Metal grubunun Bağcılar’daki düğün salonunda 200 kişilik konser verdiğini söylesek herhalde pek inanmazsınız ama gerçekten de durum bu.

Pentagram’ın ilk konseri, bir düğün salonunda gerçekleşiyor. Sene 1988. Öyle bir izdiham oluyor ki, düğün salonunda sandalyeler havada uçuşuyor ve salon, konserden sonra ciddi bir tadilata giriyor. Bu konserden sonra da ikinci bir gitarist arayışı doğuyor ve nihayet Ümit Yılbar, Pentagram’a giriş yapıyor.

Daha ilkokul çağlarındayken eline gitar alıp çalan bir adamın müzik aşkını tahmin edebilirsiniz. Fakat o, sadece iyi bir müzisyen olarak yoluna devam etmiyor.

İktisat fakültesini bitiriyor bir kere. Disk atma dalında milli atlet oluyor, aynı zamanda da kayak yapıyor. Yetenek kelimesi Ümit’in bedeninde bir kere daha hayat buluyor.

Gitaristliği aynı zamanda eğitmenliğe de dönüşüyor. Athena grubundan tanıdığımız Gökhan ve Hakan Özoğuz gibi birçok sanatçının da gitar hocalığını yapıyor.

Dönem öyle bir dönem ki, uzun saçlı olan bütün erkekler “kız gibi”; sert müzikler dinleyip siyah giyinenler ise “satanist”. Ümit de bu kesin hükümlerden nasibini alıp metanetle yoluna devam edenlerden.

Yetenek ve başarının toplum tarafından kimsenin umurunda olmadığı bir zaman dilimi. Hatta bu sebepten tartaklanıp hakarete maruz kalanlar bile oldu. Tüm bu baskı dolu atmosfere rağmen ne yaptığı müzikten ne de yeteneklerinden vazgeçti Ümit Yılbar. Ama önce yapması gereken daha önemli bir işi vardı: Askere gitmek!
Kariyerinin en üst noktasındayken gruptan ayrılıp askere gitmeyi kafasına koymuştu bir kere. Hem de komando olarak!

Terör belasının ciğerleri dağladığı bir dönemde, bazı kişilerin bir kılıf bularak askerlikten “yırtmanın” yollarını aradığı zamanlardan bahsediyoruz.

Öyle ki, yedek subay sınavına gözlüklerini evde bırakıp lenslerini takarak gidiyor ve orada da gönüllü olarak komando seçiliyor.

Eğitimde dereceye girmesine rağmen Güneydoğu’ya gidebilmek için derecesini düşürüyor ve istediği oluyor: Siirt’in Eruh ilçesi Bağgöze Jandarma Komutanlığı’na komando olarak gidiyor.


Hep yaptığı gibi, annesine gülen yüzü ile çekilmiş bir fotoğraf göndermeyi ihmal etmiyor çünkü herkes onu sürekli gülen o meşhur ifadesiyle tanımış, öyle bilmiş.

Annesinin oğlunun hasretine dayanmasındaki en büyük güç ise oğlunun vatan için teröristlerle çatışmaktan onur duyması.

Ümit bunu annesine sık sık dile getirmiş. Vatan aşkı böyle bir şey!


17 Kasım 1993’de terhis olup evine dönecek, yeniden müzik çalışmalarına başlayacak diye beklenirken 25 Eylül’de teröristlerle girdiği çatışma sonrası şehit düşüyor Ümit.

Bilmiyordum dağların bu kadar dik olduğunu
Bilmiyordum gecelerin bu kadar uzun olduğunu
Bilmiyordum zamanın bu kadar yavaş geçtiğini
Ama biliyordum içimdeki vatan sevgisini
Biliyordum içimdeki aşkı.
Kanımı istersin toprağım
Yoksa cesedimi mi
Yeter ki sen susa
Suyun olurum senin
Tasmasından bağlanmış çılgın köpek gibiyim
Salıvermiyorlar ki gideyim
Bilmiyorlar mı ki ben Türk evladıyım
Bırakın ben ölmeye gideyim
Ben koymuşum bu yola baş
İsterse düşsün kafama taş
Vazgeçmem bu yoldan arkadaş
Gelsin yedi düvel ezerim hepsini.

Ümit Yılbar
14.05.1993
Bağgöze/SİİRT

Yazar Profili

Levent Kağan
Levent Kağan
Sun Savunma Haber sitesinin imtiyaz sahibidir ve aynı zamanda sitenin editörlüğünü yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın