Çarşaf Yasaklansın, Haşema Serbest Bırakılsın

Çarşaf Yasaklansın, Haşema Serbest Bırakılsın

Çarşaf Yasaklansın, Haşema Serbest Bırakılsın

Yazar: Daniel Pipes, Philadelphia Inquirer, 23 Ağustos 2016

Çeviren: Ercan Caner

bikini-burkini                        

“Her ikisi de yasal olmalı.”

Fransa, Avrupalıların İslami tehlikeyi ne zaman ciddiye alacaklarını düşünmeme neden olan aptalca bir histeri nöbetine tutuldu. Bilmeyenler için haşema, birbirlerine tamamen zıt iki kelimenin birleşmesinden oluşmaktadır; burqa (çarşaf) ve bikini. Helal deniz kıyafeti olarak da bilinen haşema, yüz, eller ve ayaklar hariç vücudun her yerini örten, alt ve üst olmak üzere iki parçadan oluşan ve dalgıç elbisesine benzeyen bir örtünme aracıdır.


Haşemayı, çarşaftan daha küçük iki parçalı bir bikini olarak tanımlayan Avustralya Ahiida Pty Ltd. firmasından Aheda Zanetti, bu plaj kıyafetini 2003 yılında icat ettiklerini iddia ediyor. Birbirinden radikal bir şekilde tamamen farklı olan iki giysiyi, dindar kadınların ihtiyacını karşılamak maksadıyla bir araya getirmenin merak ve sansasyon uyandırdığını belirten Zanetti, ürünün büyük bir ilgiyle karşılandığını ve talep patlaması yaşadıklarını belirtiyor. İlave olarak, ünlü İngiliz aşçı Nigella Lawson gibi bazı kadınların, bronzlaşmak istemedikleri için haşema giydiklerini ve dindar Yahudi kadınların da haşemaya benzeyen bir plaj kıyafeti kullandıklarını ifade ediyor.

hasema-dalgic-kiyafeti

Hangisi hangisidir? Haşema ve Dalgıç Elbisesi.

2009 yılında, Emerainville-Fransa’da bulunan halka açık bir yüzme havuzunda yetkililer, havuzda sokak kıyafeti giyerek kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle bir kadını dışarı çıkarmışlardır. Fakat haşema plaj kıyafetinin ülke genelinde politik bir problem haline gelmesi, 12 Ağustos 2016 tarihinde, Fransız Rivierası’nda yer alan Cannes belediye başkanının, yasal bir zemine oturtmadan, sadece Cannes sahillerinde İslamcılığı simgelediği gerekçesiyle haşemayı yasaklaması nedeniyle olmuştur. Sonrasında bir mahkeme kararı onaylamış, Fransız Başbakanı Manuel Valls da, tıpkı gelecek yıl başkanlığa aday olması beklenen François Fillon gibi, haşemanın dini bir sembol olduğu ve plajlarda yeri olmadığı gerekçesiyle bu yasağı desteklemiştir. Bütün bunlar, aralarında Nice, Alpes-Maritimes Bölgesinden dokuz kasaba ve Var Bölgesinden beş kasabanın da olduğu diğer Fransız belediye başkanlarını haşemayı yasaklama yönünde cesaretlendirmiştir.

Bu gelişmeler beni gerçekten şaşırtıyor, daha önce birileri, sadece gözlerin görülmesine imkân veren çarşafın, güvenlik nedeniyle kamuya açık alanlarda yasaklanması gerektiğini öne sürmüştü. Belirli hatları olmayan bu tür giysiler, suçlu ve cihat savaşçılarının gizlenmesini kolaylaştıracak şekilde sadece yüzleri örtmekle kalmamakta, aynı zamanda suçluların kimseye fark ettirmeden elbiselerinin altında silahları saklamalarını da kolaylaştırmaktadır. Kadınlar kadar erkekler de çarşafı suç işleme ve cihatçı emeller için kullanmaktadırlar. Gerçekten de,  2002 yılından günümüze kadar çarşafın kullanıldığı en az 150 banka soygunu, adam kaçırma, cinayet ve cihat saldırısı anekdotu derledim; Philadelphia, batı başkentleri arasında, çarşafın bir suç aksesuarı olarak en fazla kullanıldığı yerdir, 9 yıl içerisinde 34 adet olay yaşanmıştır.

burkini-yasagi

Çarşafın yasaklandığını gösteren Fasça bir afiş

Çarşafın aksine haşema toplum için bir tehdit oluşturmamaktadır. Çarşafın aksine haşema yüzü örtmemektedir, çarşafla karşılaştırıldığında haşema oldukça dardır ve vücut hatlarını ortaya çıkararak bir silahın gizlenmesine imkân vermemektedir. Fas’taki bazı otellerde, çarşaf gibi bol ve büyük elbiselerin, sağlık şartlarına aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanması yasal olarak tartışılırken, Fransız sahillerinde söz konusu olan durum kesinlikle bu değildir.

Bu nedenle, sahillerde giyilen haşemalar hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan tamamen serbest bırakılmalıdırlar. Valls Bölgesinde olduğu gibi, yapılan kültürel tartışmalar yanıltıcı ve ayrımcıdırlar. Bir kadın plajda vücudunu örtmeyi arzu ediyor ise bu sadece onun bileceği bir iştir, kesinlikle devletin değil. Yüzerken içi suyla dolan ve vücut hatlarını gizleyen bir kıyafet seçmek de tamamen kadına ait olan bir ayrıcalıktır.

Salman Rüşdi kuralları[1], seks çeteleri, tecavüz oyunu[2], onur cinayetleri, kısmen girilemeyen bölgeler, çok eşlilik ve kafa kesmeler göz önüne alındığında; Batıya karşı İslamcı bir tehlike olduğu apaçık ortadadır. Milyonlarca ne olduğu belli olmayan Müslüman göçmenin Avrupa’ya akın etmesiyle bu problemler, İslamcıların sayısının artmasına paralel olarak giderek büyüyecektir. Sinirler gergin ve politik manzara süratle değişmekte, bunun en güzel örneği ise Avusturya’da son yapılan seçimlerde oyların yarısının katı göçmen karşıtı olan politikacılara gitmesidir.

İslamcılıkla ilgili problem, Avrupa Birliği ve finansal krizin de önündedir ve Avrupa’nın en önemli gündem maddesidir ve bu problem, sembolik değerleri olmaktan öte hiçbir anlamları olmayan haşema, helal işyeri ve minarelerle uğraşmak yerine, sadece gerçek sorunların üzerine gidilerek çözülebilir. Fransız ve Belçika hükümetlerinin yaptıkları gibi çarşaf kesinlikle yasaklanmalı, İslam ve Müslümanlar hakkında konuşma özgürlüğü sağlanmalı, Suudi ve İran tarafından dini amaçlar için sağlanan fonlar engellenmeli ve tek bir yasal kanun bütün durumlar için geçerli olmalıdır.

Tavsiyem: İslamla ilgili gerçek problemlerin çözümü üzerine odaklanılması ve Müslümanlara sahillerde dilediklerini giyebilme özgürlüğünün verilmesidir.

Yazarın 29 Ağustos 2016 tarihli güncellemesi:

Makaleme verilen ilginç ve hatta komik bir cevapta Jonathan F. Keiler, American Thinker web sitesinde yaptığı ‘‘Haşema: Çok Küçük Bir Problem Değil’’ başlıklı yorumunda, haşemanın Fransız sahillerinde yasaklanmasını görmekten hoşlanacağını ifade etmiştir. Keller’in savundukları aşağıdadır:

‘‘Büyük ölçüde laik bir ülke olan Fransa’nın aslında iyi bir alternatifi bulunmamaktadır. Laiklikle ilgili problem şudur; laiklik ya vardır ya da yoktur, eğer bir grup buna karşı çıkıyor ve yetkililer de buna karşı koymuyorsa, kaçınılmaz olarak o grup bir gün egemen olacak ve yönetimi ele geçirecektir.’’

Laik Fransız devletinin İslamcı tehditlere karşı prensiplerini koruması gerektiğini kabul ediyorum. Anlayamadığım nokta, sahillerde kendilerini örten kadınların laikliğin altını nasıl oyacakları ve İslamcılığı ne şekilde temsil ettikleridir. Anlayamadığım diğer bir nokta da; önceden baskı altına alınan polis kuvvetlerinin bütün enerjisini sahillerde kadınları soymaya nasıl ayırabileceğidir.

İslamcılık, Fransa için birçok ciddi problem demektir; fakat haşema bu problemlerden bir tanesi değildir. Savaşırken akıllı olmak ve rakibin can damarına odaklanmak gerekir. Gerçekten de emniyet güçlerini moda polisine döndürmek boşuna bir çabadır ve İslamcılara sempati kazandırmaktan öte hiçbir işe yaramaz.

ÇN: Makaledeki ifadeler yazarın görüşlerini yansıtmaktadır. Makale aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.danielpipes.org/16873/ban-the-burqa-allow-the-burkini

Daniel Pipes

Yazar: Daniel Pipes, Middle East Forum’un başkanıdır. Yazı ve makaleleri iki haftada bir Washington Times ve dünyanın her yerinden Israel Hayom (İsrail), La Razón (İspanya), L’Opinione (İtalya), National Post (Kanada) ve Australian dâhil gazetelerde yayımlanmaktadır. Özel ilgi alanları İslam’ın kamu hayatındaki rolü, Türkiye, Arap-İsrail savaşları ve ABD dış politikasıdır. Web sitesi DanielPipes.org geçmiş yazıları için bir arşiv ve güncel yazılarının kayıt yapılıp abone olunarak e-mail ile alınabileceği fırsatlar sunmaktadır. 69 milyon sayfa ziyaret rakamı ile Orta Doğu ve Müslüman tarihi ile ilgili özel bilgilerin bulunduğu web sitesi, İnternet’in en çok erişilen sitesidir. A.B. derecesini 1971 yılında, doktora derecesini 1978 yılında tarih alanlarında Harvard Üniversitesinden almıştır. Üç yılı Mısır’da olmak üzere toplam altı yıl yurt dışında çalışmalarını sürdürmüştür. Pipes Fransızca konuşmayı ve Arapça ile Almanca okumayı bilmektedir. Harvard, Pepperdine, ABD Deniz Harp Okulu, Chicago üniversitelerinde ders vermiştir. ABD hükümeti çeşitli birimlerinde görev almış, iki kez başkan tarafından atanan pozisyonlarda, Fullbright Dış Burslar Yönetim Kurulunda ve U.S. Institute of Peace yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. 1986-1993 yılları arasında Foreign Policy Research Institute yöneticiliği görevini üstlenmiştir. Yazıları 100’den fazla gazetede yayımlanan Pipes 16 adet kitap yazmıştır.

 

Yazar Ercan Caner

Çeviren: Ercan Caner, Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Yüksek lisans derecesini Gazi Üniversitesi’nden Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri alanında alan Caner, halen Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında Haliç Üniversitesi’nde doktora tez çalışmalarını sürdürmektedir. İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 39 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO ile savunma sanayii deneyimlerine sahiptir.
E-mail: ercancaner@gmail.com Twitter: @ercancaner1963

[1] Humeyni, 15 Şubat 1989 tarihinde Salman Rüşdi’yi “Şeytan Ayetleri” romanından ötürü kâfirlikle suçlayan bir fetva vermiş, kitabın yazarının ve yayımlanmasına yardımcı olan herkesin öldürülmesi gerektiğini söylemişti. Alıntı: (http://www.abcgazetesi.com/salman-rusdinin-basina-konan-odul-guncellendi -9020h.htm

[2] İç halkada hedef olarak belirledikleri kadına tecavüz edenlerin, dış halkada ise kurtarmaya çalışanları engelleyenlerin yer aldığı “Taharrush” adı verilen sözde oyun.

Sophie Marceau haşema yasağına karşı tepkili: ‘‘herkes istediği gibi giyinebilmeli’’ başlıklı yazıyı BURADAN okuyabilirsiniz.

  • Haşema
  • Çarşaf
  • Fransa
  • Bikini
  • seks Çeteleri
  • Tecavüz Oyunu
  • İslamcılıkguncel-politika

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın