Hava Trafik Kontrolü ve Artırılmış Gerçeklik Teknolojisi

Hava Trafik Kontrolü ve Artırılmış
Gerçeklik Teknolojisi

 

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 3 Aralık 2018

 

Artırılmış Gerçekliğin Tanımı

Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality-AR), sanal ortam veya daha sık kullanılan ifade ile sanal gerçekliğin değişik bir uygulamasıdır. Sanal Gerçeklik (Virtual Reality-VR) teknolojileri, bir kullanıcıyı tamamıyla sentetik bir ortam içerisine sokarlar ve kullanıcı bu sentetik çevre içerisindeyken etrafındaki gerçek dünyayı göremez.

Artırılmış Gerçeklik ise aksine resim, ses, video gibi sayısal ve bilgisayar tarafından üretilen bilgileri veya dokunma ve dokunsal hisleri gerçek ortama aktaran bir teknolojidir. AG teknik olarak beş duyunun geliştirilmesi maksadı ile kullanılabilir, fakat günümüzde en yaygın kullanım şekli görsel yeteneklerin artırılması üzerinde yoğunlaşmıştır.

Sanal gerçekliğin aksine Artırılmış Gerçeklik, sanal nesneleri gerçek dünya nesneleri üzerine bindirerek veya birleştirerek, kullanıcının gerçek dünyayı da aynı anda görmesine olanak sağlar. Bu nedenle artırılmış gerçeklik teknolojisi, gerçek dünyayı sanal görüntü ile değiştirmek yerine, gerçekliği zenginleştirmek maksadı ile kullanılır. Artırılmış Gerçeklik tamamen sentetik ortam ile tamamıyla gerçek dünyanın bir karışımı veya ara zemin olarak tanımlanabilir.

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin tanımından ve sağlayacağı imkân ve kabiliyetlerden bahsetmeyi müteakip bu teknolojinin üç temel özelliğini biraz daha geniş olarak açıklamak gerekmektedir. Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin üç temel karakteristiği aşağıdadır:

  • Artırılmış Gerçeklik, gerçek ve sanal bilgileri birleştirir.
  • Artırılmış Gerçeklik, gerçek zamanlıdır.
  • Artırılmış Gerçeklik, üç boyutlu bir ortamda işletilir ve kullanılır.

Hava Trafik Kontrolü

Hava trafik kontrolünün maksadı; hava trafiğinin emniyetli, düzenli ve hızlı bir şekilde sağlanmasıdır. Hava trafik kontrolü:

  • Hava araçlarının yerde kontrol ve idaresi ile
  • Kontrol sahasındaki hava araçlarının kontrolünü kapsamaktadır.

Hava Trafik Kontrol Tesisleri

Radar Yaklaşma Kontrol Ünitesi: Prosedür ve kurallara uygun olarak hava araçlarına yaklaşma, varış ve ayrılış kontrol hizmetlerini sağlar.

Hava Trafik Kontrol Kulesi: Havaalanının hava sahasında bulunan hava araçlarına emniyetli, düzenli ve hızlı hava trafik hizmeti sağlar ve yerdeki hava ve kara araçlarının aynı şekilde emniyet prosedürlerine uygun olarak sevk ve idare eder.

Yer Kontrollü Yaklaşma Ünitesi: Hava araçlarına son yaklaşma hizmeti sağlar ve tavan ile görüş şartları minimumun altında olduğunda pas geçme hizmeti sağlar. Hizmetler, Hassas Yaklaşma Radarı (PAR – Precision Approach Radar), Havaalanı Gözlem Radarı (ASR-Airport Surveillance Radar) yaklaşmaları, uçuş takip ve son yaklaşma kursunun izlenmesini kapsamaktadır.

Uçuş Takip Ünitesi: Terminal sahasındaki hava araçlarının takip edilmesi hizmetini sağlar ve klerans verilmesi, meteoroloji bilgilerinin sağlanması, havaalanıyla ilgili bilgilerin sağlanması, rapor veren hava araçlarının pozisyonlarının takip ve kontrolü ile hava araçlarına trafik tavsiye hizmetinin sağlanması vb. gibi görevler icra edilir.

Seyrüsefer Yardımcı Sistemleri: TACAN (Tactical Air Navigation-Taktik Hava Seyrüseferi), VOR (VHF Omni-directional Radio Range), NDB (Non Directional Beacon), ILS (Instrument Landing System), ASR, PAR (Precision Approach Radar-Hassas Yaklaşma Radarı), DME (Distance Measuring Equipment-Mesafe Ölçme Cihazı)), GCA (Ground Controllled Approach-Yer Kontrollü Yaklaşma), yaklaşma ışıkları, pist ışıklarıdır. Bu sistemlerin periyodik olarak test ve kalibrasyonlarının yapılması ve statülerinin devamlı olarak takip ve kontrol edilmesi zorunludur.

Hava trafik hizmetinin planlanmasında Acil durum, Gece Görüş Gözlüğü (GGG) operasyonları, görerek şartlarda havada yakıt ikmali, irtifa tahsisi, tatbikatların planlanma ve icrası, İnsansız Hava Aracı (İHA) uygulamaları, elektronik harp eğitimleri gibi hususlar da planlanmalıdır.

Havaalanı Hizmetleri

  • Uçuş planları ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesi,
  • NOTAM oluşturma ve yayınlanması,
  • İniş izinlerinin düzenlenmesi,
  • Hava aracı taşıma, gümrük, göçmen, anayurt güvenliği faaliyetlerinin düzenlenmesi,
  • Havaalanı komuta kontrol bilgilerinin sağlanması,
  • Havaalanı tavsiye mesaj bildirim hizmetlerinin sağlanması,
  • Uçuş malumat yayınlarının sağlanması,
  • Alarm hizmetlerinin sağlanması,
  • Havaalanı tesis ve sistemlerinin kontrol ve muayenelerinin yapılması,
  • Hava aracı yönlendirme, park ve çekme hizmetlerinin sağlanması,
  • Hava aracı buz önleme hizmetinin sağlanması,
  • Hava aracı oksijen hizmetinin sağlanması,
  • Yakıt ikmal hizmeti,
  • Hava alanı emniyetinin kontrol ve izlenmesi,
  • Günlük havaalanı faaliyetlerinin koordinasyonu,
  • Hava trafik hizmetlerinin sağlanmasıdır.

Hava Trafik Kontrolörünün Görevleri

  • Hava trafik akışını düzenlemek,
  • Kalkış yapacak hava araçlarının kalkış pistine yönlendirilmesi,
  • İniş yapan hava araçlarının park sahalarına yönlendirmesi,
  • Pilotların diğer hava trafikleri hakkında bilgilendirilmesi,
  • Kalkış öncesi hazırlıkların yapılması,
  • Uçuş kleranslarının pilotlara okunması,
  • Meteorolojik şartların takip ve kontrolü,
  • Hava raporlarının analiz edilmesi,
  • Pilot raporlarının toplanması,
  • Uçuş planlarının muhafazası,
  • Havaalanındaki yer hizmetlerinin düzenlenmesi,
  • Acil durumlara müdahale,
  • Diğer hava trafik üniteleri ile irtibatın sürdürülmesi.

 

Foto: As.com

Artırılmış Gerçeklik ve Hava Trafik Kontrolü

Hava trafik kontrolörleri hava trafiğinin emniyetli, düzenli ve süratli bir şekilde akışından birinci derecede sorumludurlar. Günümüzde hava trafiğinin yoğunluğu göz önüne alındığında, hava trafik kontrolörlüğü gerçekten yorucu ve yıpratıcı bir iş alanıdır. Trafik kontrolörlerinin iş yüklerini azaltmak ve onlara işleri esnasında yardımcı olmak maksadıyla artırılmış gerçeklik teknolojisinin sağladığı imkânlardan faydalanılabilir.

Artırılmış gerçeklik akıllı gözlükleri ve/veya kule camlarına yerleştirilen saydam göstergeler kullanılarak, hava trafik kontrolörlerinin durumsal farkındalıkları artırılabilir ve iş yükleri oldukça azaltılabilir. Akıllı gözlükler ve/veya kule camları üzerine yerleştirilen saydam görüntü ünitelerine aktarılacak olan uçuş bilgileri, pistler, taksi yolları, hava araçlarının sürat ve hızlanma seviyeleri, kara araçlarının pozisyonları vb. gibi bilgilerin gerçek dünya görüntüsü üzerine bindirilmesi, hava trafik operatörlerinin iş yükünü azaltırken uçuş emniyetini önemli ölçüde artıracaktır.

Düşük görüş şartları hava trafik operatörlerinin günlük rutin faaliyetleri esnasında en sık karşılaştığı problemlerden bir tanesidir. Dünyanın en ölümcül kazası da düşük görüş şartları nedeniyle iki yolcu uçağının kalkış pisti üzerinde çarpışması sonucu meydana gelmiştir.

Meteorolojik şartların yanı sıra havaalanının kuleden görülemeyen bölümleri de hava trafik kontrolörleri açısından büyük riskler içermektedir. Artırılmış gerçeklik teknolojisinin kullanılması, görevleri büyük oranda görme işlemine dayanan trafik kontrol operatörlerinin işlerini kolaylaştıracaktır.

Düşük görüş şartları uçuş emniyetini olumsuz olarak etkilemesinin yanı sıra:

  • Hava araçlarının gecikmesine,
  • Yakıt israfına,
  • Kalkışların gecikmesine,
  • Hava trafiğinin yavaşlamasına,
  • Kara ve hava aracı kazalarına,
  • Pist ihlallerine de neden olmaktadır.

En Ölümcül Havacılık Kazası – Tenerife Havaalanı Felaketi – 583 Ölü

Havacılık tarihinde meydana gelen en korkunç, beklenmeyen ve hatta en saçma kaza, 27 Mart 1977 tarihinde, o zamanki adı Los Rodeos olan Tenerife havaalanında meydana gelmiştir. Kalkış esnasında iki yolcu uçağının çarpışması sonrasında 583 kişi hayatını kaybetmiştir. Trajik olayda Hollanda Kraliyet Havayolları ve American PanAm Havayollarına ait iki adet Boeing 747 modeli yolcu uçağı çarpışmışlardır.

İki uçak da bir gün önce Gran Canaria’da gerçekleşen bombalı terör saldırısı nedeniyle Tenerife havaalanına yönlendirilmiştir ve burada tesadüfen bulunmaktadırlar. Taksi yaparken birbirlerine doğru hareket eden iki uçak kaçınma manevrası yapamadan birbirlerine çarparlar.

Havacılık tarihinin en ölümcül kazası. Foto: Historystack.

 

Yapılan resmî açıklamaya göre kazanın ana nedeni, Hollanda Kraliyet Havayolları uçağı pilotunun kalkış müsaadesi almadan kalkışa karar vermesidir. Bununla beraber yapılan kaza kırım incelemesi sonrasında, pilotun kalkış müsaadesi almadan kalkmadığı, aksine kaptan pilotun, mürettebatı ve hava trafik kontrolörü arasındaki yanlış anlama nedeniyle kalkış için müsaade alındığından tamamıyla emin olduğu ortaya çıkmıştır.

Gran Canaria’daki bombalama olayı nedeniyle birçok uçak Los Rodeos havaalanına yönlendirilmiştir. PanAm 747 uçağına, taksi yolu üzerinde, 45 dakika önce aynı meydana inen KLM 747’nin arkasına park etmesi söylenir. KLM 747’nin Hollandalı kaptan pilotu sinirlidir, çok sıkı olan Hollanda uçuş yönergeleri, uçuş saati kotasının aşılmasını kesinlikle yasaklamaktadır ve kısa süre içerisinde kalkmaz ise kaptan pilotun başı derde girecektir.

Saat 14.30’da kontrol kulesi, yerdeki bütün uçaklara Las Palmas havaalanının servise açıldığı duyurusunu yapar. Kule operatörü, PanAm 747 pilotuna kalkışı hızlandırması için KLM 747’nin hemen arkasında taksi yapmasını söyler. PanAm 747’nin kaptan pilotu kabul eder.

Hava şartları kötüleşmiştir ve bütün meydanı kısa süre içerisinde sis kaplar. Görüş mesafesi çok kısa bir süre içerisinde 300 feet’e düşer. Saat 16.51’de, KLM 747’ye motor çalıştırma müsaadesi verilir. PanAm 747 de, saat 16.52’de kuleden motor çalıştırma müsaadesi talebinde bulunur.

Her iki uçak da 3.400 metre uzunluğundaki pisti, kalkış noktasında tertiplenmek için düşük süratle kat edecektir. KLM 747, U-Dönüşü yaparak kalkışa hazır olduğunu rapor ettiğinde, PanAm 747 uçağı üçüncü taksi yoluna çıkarak, kalkış için pisti temizleyecektir. Meydandaki yoğun trafik göz önüne alındığında trafik kontrolörünün bulduğu en basit çözüm budur.

Saat 16.55’de KLM 747 pist başına ulaşır, PanAm 747 birkaç yüz metre arkasındadır. Sis giderek yoğunluğunu artırmaktadır ve uçaklar birbirlerini görememektedir. Ne yazık ki iki uçağın pozisyonları kuleden de görülmemektedir. Görüş 200 metrenin altına düşmüştür.

Tenerife Kazasından Alınan Dersler

Meydan yer kontrol radarı veya günümüzde artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılması durumunda bu tür kaza kırımların tamamen önüne geçilmiş olacaktır.

Artırılmış gerçeklik akıllı gözlükleri ve/veya kule camlarına yerleştirilen saydam göstergeler kullanılarak hava trafik kontrolörlerinin durumsal farkındalıkları artırılabilir ve iş yükleri oldukça azaltılabilir.

Akıllı gözlükler ve/veya kule camları üzerine yerleştirilen saydam görüntü ünitelerine aktarılacak olan uçuş bilgileri, pistler, taksi yolları, hava araçlarının sürat ve hızlanma seviyeleri, kara araçlarının pozisyonları vb. gibi bilgilerin gerçek dünya görüntüsü üzerine bindirilmesi hava trafik operatörlerinin iş yükünü azaltırken uçuş emniyetini önemli ölçüde artıracaktır.

Video kameralardan alınan görüntüler 360 dereceyi kapsayacak şekilde hava trafik kontrol operatörünün önüne getirilmektedir. Sistem hava sahasında uçan ve görüntüde 4 piksel büyüklüğünde bir alan doldurabilecek bütün hava araçlarını (İHA’lar dahil) tespit edebilecek kabiliyettedir.

İzleme ünitesinin bizzat kulede olmasına gerek bulunmamaktadır. Acil durumlarda örneğin zorunlu iniş yapan ve yanmakta olan bir hava aracı görüntüleri gerçek zamanlı olarak ARFF ünitesine de gönderilebilmektedir.

Hava trafik operatörlerinin görevleri esnasında karşılaştıkları en büyük problemlerden bir tanesi de sık sık önlerindeki herhangi bir işle ilgilenirken havada ve/veya yerdeki kritik bir olayı gözden kaçırmalarıdır. Kule dışındaki uzak mesafeler ile kule içindeki donanım arasında sürekli bakış değişiklikleri hava trafik operatörlerinin işlerini zorlaştırmakta ve odaklanma problemlerine neden olmaktadır. Gerçek dünya görüntüleri üzerine bindirilmiş grafiksel bilgilerin artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak akıllı gözlükler veya kule camları üzerindeki saydam görüntü üniteleri üzerine bindirilmesi bu sorunu ortadan kaldırmaktadır.

Hava Trafik Operatörleri görevleri esnasında zamanlarının %70’ini dışarıya veya önlerindeki radar ekranlarına bakarak geçirmektedirler. Zamanlarının %21’ini de hava trafiğini kontrolde kullandıkları şeritlere bakarak geçirmektedirler.

Gerçek dünya görüntüleri üzerine bindirilmiş grafiksel bilgilerin artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak akıllı gözlükler veya kule camları üzerindeki saydam görüntü üniteleri üzerine bindirilmesi bu sorunu ortadan kaldırmaktadır.

Yapılan inceleme ve testlerde hava trafik operatörlerinin en çok kule dışı ve şeritler arasında gidip geldikleri tespit edilmiştir. Yine hava trafik operatörleri sık sık hemen yakınlarındaki şeritler ile kule dışında uzak mesafelere bakmakta ve dikkatlerini odaklamaya çalışmaktadırlar.

Trafiğin düzenlenmesinde şeritlerin kullanılması yerine akıllı gözlükler ve/veya kule camı üzerindeki saydam görüntü ünitesi üzerine yerde ve havadaki hava araçlarına ait çeşitli bilgilerin getirilmesi ve gerçek dünya görüntüsü üzerine bindirilmesi hava trafik operatörlerinin iş yüklerini azaltarak uçuş emniyetine katkı sağlayacaktır.

Hava trafik operatörlerinin baş yukarda pozisyonunda faaliyetleri kule dışındaki sahanın taranmasıdır ve yapılan araştırma ve incelemelerde hava trafik kontrollerinin önceliğinin bilgi temininde öncelikle kendi gözlerine güvendiklerini ortaya koymuştur.

Kontrol kulesi dışındaki faaliyetlerin izlenmesi, kule içindeki, örneğin şeritlerin incelenmesinde geçen zamana göre oldukça fazladır. Trafik yoğunluğundan bağımsız olarak hava trafik kontrol operatörleri için kule camlarından gördükleri ve edindikleri bilgiler çok önemli bilgi kaynağı olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte yapılan çalışmalar, trafiğin yoğun olduğu anlarda hava trafik operatörlerinin dışarıdan ziyade içeriye yoğunlaştıklarını da ortaya koymuştur.

Benzer şekilde gece ve düşük görüş şartlarındaki operasyonlarda da hava trafik operatörleri kule dışına bakmak yerine çoğunlukla kule içindeki donanıma güvenmeyi tercih etseler de kule dışındaki sahayı izlemek ana bilgi temin kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Yapılan inceleme ve testlerde hava trafik operatörlerinin en çok kule dışı ve şeritler arasında gidip geldikleri tespit edilmiştir. Yine hava trafik operatörleri sık sık hemen yakınlarındaki şeritler ile kule dışında uzak mesafelere bakmakta ve dikkatlerini odaklamaya çalışmaktadırlar.

Trafiğin düzenlenmesinde şeritlerin kullanılması yerine akıllı gözlükler ve/veya kule camı üzerindeki saydam görüntü ünitesi üzerine yerde ve havadaki hava araçlarına ait çeşitli bilgilerin getirilmesi ve gerçek dünya görüntüsü üzerine bindirilmesi hava trafik operatörlerinin iş yüklerini azaltarak uçuş emniyetine katkı sağlayacaktır.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi kapalı alanların izlenmesi maksadıyla da kullanılabilir. Gerçek zamanlı güncellemeler kapılar, havaalanı tesisleri ve alışveriş merkezi gibi yerlerden sağlanabilir. Bu uygulamaya Kopenhag havaalanında başlanmıştır. Park yerlerinin gerçek zamanlı izlenmesi park sahası planlamalarını kolaylaştırır.

Hava Trafik Kontrolünde Artırılmış Gerçeklik Teknolojisi Kullanımının Faydaları

Durumsal Farkındalık

Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hava trafik kontrolörlerinin durumsal farkındalık seviyesi yükseltilir. Uçan ve yerde taksi yapan hava araçlarıyla ilgili bilgiler karışıklığı engelleyerek uçuş emniyetine katkı sağlar.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi düşük ve gece görüş şartlarında hava trafik kontrol operatörlerinin işlerini kolaylaştırır. Kara araçlarının izlenmesi meydanda uçuş ve yer emniyetine katkı sağlayacaktır.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hava trafik operatörleri arzu ettiklerinde meydan hava durumu ile ilgili bilgilere süratle erişebilirler.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hava trafik operatörleri arzu ettiklerinde radar ekran görüntüsünü akıllı gözlük ve/veya kule pencerelerine yerleştirilen saydam görüntü ünitelerine aktarabilirler.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak yer kontrollü alçalma sistemlerinin verim ve etkinlikleri artırılabilir. Pilotların çeşitli nedenlerle alçalma hattı dışına çıkmaları ve/veya alçak/yüksek kalmaları anlık olarak izlenebilir ve gerekli müdahaleler yapılabilir.

Son yaklaşmanın son kısmında olan hava araçlarının pilot görüntüleri hava trafik kontrol kulesine aktarılarak gerçek zamanlı olarak izlenebilir. Artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak, meydan minimum karar irtifasına ulaşan hava araçlarının yer görüşü alıp almadıkları teyit edilebilir ve yer görüşü almadıkları durumlarda derhal pas geç komutu verilebilir.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hava trafik kontrol operatörleri arzu ettikleri anda süratle NOTAM (Notice to Airmen) verilerine ulaşabilirler.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile kaza kırım mevkii hiçbir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde ARFF (Aircraft Rescue and Firefighting) personeline aktarılarak olaya süratle müdahale etmeleri sağlanabilir.  

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin hava trafik kontrolörleri tarafından kullanılmasının sağladığı avantajlar üzerine yapılan testlerde operatörlerin değerlendirmelerine göre; Hava araçlarının pozisyonlarının belirlenmesi, Hava aracı uçuş istikametlerinin belirlenmesi, Uçuşla ilgili bilgiler, Hava aracı kuyruk numarası ve diğer bilgiler, Yer araçlarının pozisyonlarının belirlenmesi, Yer araçları durumsal farkındalık ve Genel Durumsal farkındalık açılarından çok faydalı, Hava trafik durumsal farkındalığı açısından da faydalı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Hava trafik operatörleri ile yapılan çalışmalarda genel olarak sistemin bazı özelliklerinin geliştirilmesi durumunda artırılmış gerçeklik teknolojisinin oldukça faydalı, uçuş emniyetini artıran bir uygulama olduğu sonucuna varılmıştır.

Basit bir Artırılmış Kule Sisteminde donanım olarak yüksek çözünürlüklü kameralar, işlemci ünitesi ve video görüntü üniteleri kullanılmaktadır. Sistem meteorolojik veriler, ADS-B, SSR (Secondary Surveillance Radar), PSR (Primary Surveillance Radar) radar verileri ve kullanıcı isterlerine gidecek diğer bilgileri alarak işleme tabi tutmakta ve gerçek zamanlı olarak kullanıcının gözünün önüne getirmektedir.

PSR ve SSR sistemlerinden gelen tanımlama verileri, hava araçlarının özellikle düşük görüş şartlarında görülebilirliğini artırmak maksadıyla kullanılabilir. İlave bilgiler kontrolörün ayırt edebilme kabiliyetini artıracaktır.  Mode-S, Multilateration ve ADS-B (Automatic Dependent Surveillance–Broadcast) gibi gözlem sistem verileri kullanılabilir. PSR ve SSR sistemleri sayesinde hava aracının mesafesi, yönü, çağrı adı ve irtifası hava trafik operatörünün akıllı gözlüğü ve/veya kule penceresi üzerine yerleştirilen saydam görüntü ünitesine aktarılabilir.

Hava aracı tarafından gönderilen ADS-B verileri hava aracının pozisyonu, basınç irtifa bilgisi, çağrı adı, sürati ve GPS (Global Positioning System-Küresel Konumlama Sistemi) ve/veya MMR (Multi-Mode Receiver) tarafından belirlenen diğer verileri kapsamaktadır. ADS-B verileri, hava trafik operatörünün durumsal farkındalığını artırmak maksadıyla akıllı gözlük ve/veya saydam görüntü ünitesi üzerine yerleştirilebilir.

Hava trafiğinin yönetimi bütün uçuşların emniyetli ve maliyet etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinde büyük bir öneme sahiptir. Hava trafik kontrolörleri iniş ve kalkışlar ve yer trafiğinin yanı sıra pistler ve taksi yollarını da sürekli olarak izlemek zorundadırlar. Özellikle kötü hava şartlarında hava trafik kontrolörlerinin işi oldukça zordur ve durumsal farkındalıkları stres ve yoğunluk altında süratle kaybolabilir.

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin gelecekte uçuş emniyetine büyük katkılar sağlayacağı değerlendirilmektedir. Yukarıda bahsedilen avantajlara ilave olarak, bu teknolojinin gelişmesiyle paralel olarak havacılık alanında büyük faydalar sağlayacağını değerlendiriyorum.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın