Irak, 15 Türk Kadını İdama Mahkûm Etti!

Irak, 15 Türk Kadını İdama Mahkûm Etti!

Karar, Iraklı yetkililerin anti terör yasasını suiistimal ettikleri yönündeki suçlamaların ardından geldi.

Yazar: Mina Aldroubi, The National, 25 Şubat 2018

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 27 Şubat 2018

Birçoğu Türkiye’den, diğerleri de eski Sovyet cumhuriyetleri olan Tacikistan, Azerbaycan ve Rusya’dan gelen ve halen Irak tarafından yargılanan, IŞİD terör örgütü militanlarının karıları ölüm cezası ile karşı karşıyalar. Foto: Al Arabiya

Bir Irak mahkemesi, yasa dışı gruba katılan bütün yabancıları cezalandıracağına yönelik bir işaret olarak, 15 Türk kadınını IŞİD terör örgütüne üye olma suçundan idama mahkûm etmiştir.

Bağdat kentinde verilen hüküm, IŞİD terör örgütü ile birlikte savaşma veya terör örgütüne katılma suçlaması ile ilgili bugüne kadar verilen en ağır mahkeme kararı olma özelliğini taşımaktadır.

2014 yılı içinde, denizaşırı ülkelerden birçok yabancı kadın, IŞİD militanlarına katılmak üzere Irak ve Suriye’ye kendi rızaları ile gelmiş veya zorla getirilmiştir.

Kocaları hükümet güçlerine karşı savaşırken onlarla birlikte olan bu yabancı kadınlardan yüzlercesi, bazıları çocukları ile birlikte olmak üzere, halen Iraklı yetkililerin elinde bulunmaktadır.

Bir diğer Türk kadın da terör saldırılarına katılma suçu ile mahkeme tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır.

Irak anti terör yasalarında, IŞİD terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek suçlarının ölüm cezası veya ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını öngörmektedir.

Mahkeme yaptığı açıklamada; kadınların neyle suçlandıklarını bildiklerini ifade etmiştir.

Tamamı siyahlar içindeki dört kadının, yargılama esnasında yanlarında çocuklarının da olduğu görülmüştür.

Yaşları 20 ile 50 arasında değişen kadınlar Irak topraklarına, kendi başlarına ilan ettikleri halifelik uğruna savaşan cihatçı kocalarına katılmak maksadıyla yasa dışı yollardan girmişlerdir.

Yargılanan kadınlardan bir tanesi hâkime verdiği ifadesinde; Irak güçlerine karşı sürdürülen bir savaşa cihatçıların yanında bizzat katıldığını anlatmıştır.

Mahkûm olan kadınların temyize başvurmak için bir aylık süreleri bulunmaktadır.

Yeni savaşçı devşirmek maksadıyla IŞİD terör örgütü tarafından kurulan esir pazarlarında satılan Müslüman kadınlar. Foto: Karl-Ludwig Poggemann.

Irak Başbakanı Haider Al Abadi, geçtiğimiz aralık ayında yaptığı açıklamada, üç yıldan fazla süren savaş sonunda, IŞİD terör örgütünün Irak topraklarında kesin bir yenilgiye uğratıldığını açıklamış ve ülkenin ikinci en büyük kenti olan Musul dahil her yerinin terör örgütünden temizlendiğini ifade etmiştir.

İnsan Hakları İzleme örgütü mahkeme tarafından verilen kararların adil olmadığı uyarısını yapmıştır.

Bununla birlikte, Washington Institute düşünce kuruluşundan Irak uzmanı Michael Knights, IŞİD ve El Kaide dullarının, özellikle Irak’ın doğusundaki Diyala eyaletinde, 2009-2011 yılları arasında yapılan intihar eylemlerinde kullanıldığına yönelik kanıtlanmış iddialar olduğunu ifade etmektedir.


Irak mahkemelerinin, cihatçı IŞİD terör örgütü militanlarının dul karılarını ezmeye yönelik kararlılığına karşın, bazı milliyetlere farklı muamele uyguladığı görülmektedir.

Geçtiğimiz hafta içinde Iraklı yetkililer, IŞİD terör örgütüyle bağlantıları olduğu yönünde şüpheler olan dört Rus kadın ve 27 çocuğu Moskova’ya teslim etmiştir.

Bağdat kentinde bulunan Irak Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada; kadın ve çocukların yerel otoriteler tarafından soruşturulduklarını ve siviller ile Irak güvenlik kuvvetlerine karşı herhangi bir terör faaliyetine katılmadıkları sonucuna varıldığını açıklamıştır.

Ayrıca, Bağdat kentinde bir mahkeme, geçtiğimiz hafta içinde bir Türk kadınını ölüme mahkûm etmiş, farklı ülkelere mensup 10 kadının da terör faaliyetlerine katılmak suçundan ömür boyu hapis cezası ile cezalandırmalarına hükmetmiştir.

Geçtiğimiz ay içinde ise bir Alman kadın, cihatçı IŞİD terör örgütü militanlarına lojistik destek sağlamak suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır.

IŞİD militanlarının seks kölesi olmayı reddettikleri gerekçesiyle öldürülen, aralarında hamilelerin de olduğu, çoğunluğu Yezidi kadınlar. Foto: Inter Press News.

Londra merkezli Royal United Services Institue (RUSI)’den araştırmacı Michael Stephens yaptığı açıklamada; Irak makamlarının elinde bulunan ve kendilerine IŞİD terör örgütü bağlantılı suçlar yöneltilen herkesin ağır cezalara hazır olması gerektiğini ifade etmektedir.

The National’ e yaptığı açıklamada Stephens; Irak politik sisteminde IŞİD terör örgütü ile bağlantısı olanlara yönelik neredeyse hiç acıma duygusunun olmadığını ve bunların en ağır cezaları hak ettiklerine yönelik bir yaklaşım olduğunu ifade etmektedir. Stephens’e göre; cihatçı IŞİD terör örgütü ile bağlantısı olanlar veya bu terör örgütüne sadık olanlar en ağır şekilde cezalandırılacaklardır.

Geçtiğimiz yıl Irak hükümeti yanlısı güçler, IŞİD savaşçılarını Tal Afar kentinden söküp attıklarında, 1300’den fazla kadın ve çocuk Kürt Peşmerge birliklerine teslim olmuştur. Şubat ayına kadar geçen sürede de Kürt yetkililer, yabancılar dahil 4,000 kadar IŞİD terör örgütü üyesini ele geçirdiklerini ilan etmiştir.

İnsan Hakları İzleme üyeleri Iraklı yetkilileri ‘‘en ciddi suçları işleyenlerin yargılanmalarını hızlandırma’’ konusunda uyarmış ve ne olursa olsun geri dönüşü olmayan, aşağılayıcı ve vahşi bir cezalandırma yöntemi olan ölüm cezasının uygulanmamasını talep etmiştir.

New York merkezli bir izleme organizasyonu da pazar günü yaptığı açıklamada; Bağdat hükümetinin şüpheli cihatçıların akrabalarına kimlik kartları alabilmeleri için iyi hal kâğıdı vermeyi reddettiğini ifade ederek, bunun ‘‘kolektif cezalandırma’’ anlamına geldiğini ileri sürmüştür.

Organizasyonun üst düzey Iraklı araştırmacısı Belkis Wille yaptığı açıklamada; Irak hükümetinin, kocaları ve oğulları IŞİD terör örgütüne katılanların ailelerine yönelik öfkesinin sürdüğünü ve bu insanlara kolektif ceza uygulanarak; kimlik kartı ve evlilik sertifikası alma, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları ile okul ve işe gitmelerinin engellendiğini ifade etmektedir.

Hristiyan kadınları esir alan IŞİD militanları. Foto: TYT Network

Doğum sertifikası verilmeyen çocuklar vatansız olarak sınıflandırılırken ve okullara kayıtları yapılmazken, kocaları için ölüm sertifikası alamayan kadınlar da miras haklarından faydalanamamakta veya yeniden evlenememektedirler.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Yazıda ifade edilen görüşler yazar Aldroubi ve yayıncı kuruluşa aittir. Yazının orijinal metnine aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

Kadınları esir alan, esir pazarlarında satan, zorla seks kölesi yapan, kabul etmeyenleri hamileler dahil acımasızca öldüren ve yenilince de arkalarında bırakarak nereye gittikleri belli olmayan cihatçı IŞİD terör örgütü militanları şimdi neredeler acaba?

IŞİD zulmü sonrasında şimdi de Irak mahkemelerinin acımasızlığına terk edilen, hangi milletten olurlarsa olsun bütün kadınların, öncelikle idam cezalarının kaldırılması gerekmektedir.

Umarım Türk Dışişleri Bakanlığı üzerine düşeni ve yapması gerekenleri yapıyordur.

 

Iraq sentences 15 Turkish women to death over ISIL membership

An Iraqi court has sentenced 15 Turkish women to death for being members of ISIL, signalling a concerted effort to punish foreigners who joined the group. The verdict, in Baghdad on Sunday, was the heaviest punishment yet delivered on those who have fought with – or been deemed culpable of involvement with – ISIL.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın