Romanya’da Yolsuzlukla Savaşan Savcılara Paralel Devlet Suçlaması

Romanya’da Yolsuzlukla Savaşan Savcılara
Paralel Devlet Suçlaması

 

Yazarlar: Marc Santora, Kit Gillet, The New York Times, 17 Haziran 2018

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 21 Haziran 2018

 

BÜKREŞ, Romanya — Oy hırsızlığından suçlu bulunan, milyonlarca dolar tutarındaki Avrupa Birliği fonlarını çalmasından şüphe edilen ve yakında iktidarı kötüye kullanmaktan yargılanacak olan Romanya’nın iktidardaki partisinin güçlü lideri, kendisini desteklemek maksadıyla, geçtiğimiz günlerde, başkentte hükümet binası önünde toplanan 100,000’den fazla vatandaşına ‘‘Bir Kurban Olduğu’’ mesajını vermiştir.

Hükümet yanlısı göstericiler, 9 Haziran 2018 günü başkent Bükreş’te bir araya gelerek, cumhurbaşkanı ve yolsuzlukla mücadele başsavcısının yardımıyla, hukukun üstünlüğü ilkesini ayaklar altına almakla suçladıkları ‘‘Paralel Devlet’’ yapılanmasını protesto etmişlerdir.

İktidardaki Sosyal Demokrat Parti lideri Liviu Dragnea yaptığı açıklamada; yolsuzlukla mücadele güçlerinin kendisi üzerine gitmesinin, herkesin üzerine gidebilecekleri anlamına geldiğini ifade etmiştir.

Taraftarlarına yaptığı açıklamada Dragnea; ‘‘Sadece üst düzey yetkililer ve memurların suçlama ve sahte kanıtların kurbanı olacağı yanılgısına kapılmayın. Bugün Romanya’da kesinlikle herkes, tutuklanmasına ve ceza almasına neden olabilecek suçlamaların hedefi olabilir’’ ifadelerini kullanmıştır.

Çoktandır Avrupa’daki en yozlaşmış ülkeler arasında yer alan,  fakat on yıldan fazla bir süreden beri üst seviyedeki yolsuzluklar ile mücadele eden, 20 milyondan fazla nüfuslu Romanya’da, ne yazık ki bu mücadele, ülkenin en üst düzey yolsuzlukla mücadele savcısının görevden alınması ve savcılar ile hakimlere, politik baskılar ve misillemeden korunmaları için sağlanan dokunulmazlıkların geri alınması sonrasında,  şimdi ciddi bir tehlike altındadır.

Mahkemenin verdiği karar, anayasaya tamamen uygundur ve eleştirmenler savcı bağımsızlığını korumanın tek yolunun, anayasayı değiştirecek bir referandum olabileceğini ifade etmektedir.

Avrupa Birliği yetkililerinin Polonya ve Macaristan’da, hukukun üstünlüğü ilkesini önlemedeki başarısızlığından cesaret alan Bay Dragnea’nın partisi, mücadelesini hem iç hem de dış düşmanlara karşı sürdürdüğü çarpıtmasını yapmaktadır.

Bay Dragnea, bütün ulusa yayınlanan bir  televizyon konuşmasında, 1989 devrimini kastederek; ‘‘Devrimden sonra NATO ve Avrupa Birliği bize demokrasiyi öğreteceklerini söylemişlerdi. Hepsi bu sorumluluğu kabullenmelidir, çünkü bu iğrenç sistemi; bu paralel devleti destekleyen ve finanse eden onlardır’’ açıklamasında bulunmuştur.

Bu söylem, Budapeşte’den Varşova’ya, Bratislava’dan Prag’a kadar her yerde yankılanan bir söylemdir. Avrupa Birliğine üyeliğin derin bir şekilde desteklendiği Romanya’da dahi iktidardaki parti, taraftarlarını ateşlemek için bu tanıdık reçeteyi kullanmaktadır: komplo teorilerini desteklemek, şüpheli günahlardan kurtulmak için uluslararası finansçı ve yardımsever George Soros’a saldırmak ve iktidardaki partiyi eleştirenleri hain bir komplonun kuklaları olarak nitelendirmek.

 

Gösteride kullanılan lisan, şaşırtıcı bir şekilde Başkan Trump’ın kampanyasını soruşturanlara karşı saldırırken kullandığı lisan ile aynıdır. Sosyal Demokrat milletvekili Liviu Plesoianu, söyledikleri uluslararası medyada yitip gitmesin diye İngilizce olarak yaptığı açıklamada; ‘‘Başkan Trump’ın Amerikan derin devletine karşı yürüttüğü mücadeleyi selamlıyoruz. Ona karşı harekete geçen güçlerin kimler olduğunu biliyoruz’’ ifadelerini kullanmıştır.

Bay Dragnea ve müttefikleri, uzun bir süreden beri yolsuzlukla mücadele başsavcısı Laura Codruta Kovesi’nin görevinden alınmasını talep etmektedir. Şubat ayında, Adalet Bakanı Tudorel Toader, Kovesi’yi yetkisi dışında işler yapmak dâhil, çeşitli suçlarla itham ederek  görevden uzaklaştırılması yönünde bir tavsiyede bulunmuştur.

Romanya Devlet Başkanı ve eski Ulusal Liberal Parti lideri Klaus Iohannis ise adalet bakanının bu tavsiyesine uymayı iki kez reddetmiş ve dava Anayasa Mahkemesinin önüne gitmiştir. Anayasa Mahkemesi 30 Mayıs 2018 günü verdiği  kararda, Bay Iohannis’in adalet bakanının tavsiyesini reddedemeyeceği yönünde bir karar vermiştir. Eğer gereğini yapmaz ise büyük bir olasılıkla yargılanacaktır.

Bay Iohannis ise Salı günü yaptığı açıklamada nasıl tepki göstereceği hakkında renk vermemiş, fakat iktidardaki partinin yaptıklarını ülke için bir tehdit olarak gördüğünü ifade etmiştir.

Devlet Başkanı Iohannis yaptığı açıklamada; ‘‘Romanya’nın demokratik değerlerden uzaklaşan bir ülke olmasına izin veremeyiz. Yargıçların tehdit edilmelerini ve korkutulmalarını asla kabul edemeyiz. Romanya’da paralel devlet yoktur’’ ifadelerine yer vermiştir.

Mahkeme kararı, sadece Bayan Kovesi’nin görevden alınmasını içermemektedir. Anayasa Mahkemesi kararında savcıların, siyasi atamalar ile kontrol edilen Adalet Bakanlığı yetkisi altında olduğuna da hükmedilmiştir. Eleştirmenler, iktidar partisinden hoşnutsuzluk duyan savcıların görevden alınacaklarından ve geride kalanların da üst düzey yetkililerin peşlerinden gideceklerinden korkmaktadırlar.

Bakanlıkta eski bir direktör ve yolsuzluk uzmanı olan Laura Stefan, hükümetin geçmişte yaptığı hatalardan ders aldığını ifade etmiştir. Bay Dragnea’nın iktidardaki partisi, 16 ay önce yolsuzluk kovuşturmalarını sınırlamayı hedefleyen bir acil durum mevzuatı değişikliği önerdiğinde, 1989 devriminden bugüne kadar geçen sürede görülen en büyük gösterilerde, yüz binlerce insan sokaklara dökülmüştür.

Stefan, hükümetin şimdi Polonya ve Macaristan modellerini izlediğini ve hukukun üstünlüğü ilkesinin altını oymak için yasal yolları kullandığını ifade etmektedir.

Hukuk uzmanlarına göre problemin bir kısmı, siyasi düşmanları elimine etmek için polis ve savcıları kullanan komünist rejimin hatıraları henüz tazeyken, 1991 yılında kaleme alınan ülkenin anayasasından kaynaklanmaktadır. Savcıların güçleri bilerek sınırlandırılmıştır.

Bayan Stefan açıklamasında; ‘‘Romanya her zaman imparatorlukların kenar mahallelerinde olmuştur. Ve kenar mahallelerde her zaman hukuksuzluk ve kötülük vardır’’ ifadelerini kullanmaktadır.

1990’lı yıllarda birçok kötülük türemiştir. Yolsuzluk, hayatın her alanına yayılmış, araba kullanmaktan bir doktora gitmeye kadar her şey etkilenmiştir. Ölüm ve vergiler gibi rüşvet de hayatın bir gerçeği haline gelmiştir.

Fakat 2000’li yılların başlarında Romanya, NATO ve Avrupa Birliğine üye olmak için çabalamaya başladığında, yolsuzlukla mücadele en yüksek öncelikli iş haline gelmiştir.

 

Ülke, Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesini 2004 yılında onaylamış ve bir sonraki yıl, savcılara üst seviyedeki yolsuzlukları hedef almada bağımsızlık veren DNA’yı (Directia Nationala Anticoruptie – Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Direktörlüğü) kurmuştur. O zamandan beri binlerce seçilmiş yetkili, üst düzey memur ve iş adamları yolsuzlukla suçlanmıştır.

Bayan Kovesi’nin DNA’nın başsavcılığına getirilmesinden sonra her yıl yaklaşık olarak 1,200 kişi yolsuzlukla suçlanmış ve 1,000 kadarı mahkûm olmuştur. Yolsuzlukla suçlananlar arasında 14 hükümet bakanı, 39 bakan yardımcısı, 14 senatör ve bir Avrupa Parlamento üyesi bulunmaktadır. DNA bu davalarda 27 mahkumiyet kararı vermiştir ve davaların çoğu hâlâ görülmeyi beklemektedir.

Devlet başkanı onun geleceği hakkında düşünürken, bayan Kovesi’nin Anayasa Mahkemesi kararı hakkında yorum yapma hakkı bulunmamaktadır. Fakat bir zamanlar Romanya Ordusunun, İkinci Dünya Savaşı esnasında komuta merkezi olarak kullanılan NDA direktörlüğü binasında yapılan bir mülakatta, ofisinin icraatlarını savunmuştur.

Bayan Kovesi açıklamasında; ‘‘Mantaliteleri  değiştirmek çok zor. Son beş yıl Romanya için çok şeyler ifade ediyor’’ sözlerini kullanmıştır.

Bayan Kovesi’nin zorlu ve taviz vermeyen tutumu, siyasi  yelpazenin her kesiminden birçok düşman edinmesine neden olmuştur. Bay Dragnea, üzerindeki baskılar arttıkça daha saldırgan bir şekilde tepki göstermiştir.

Bayan Kovesi açıklamalarını; ‘‘Son bir buçuk yılda yaptığımız kovuşturmalar ve verdiğimiz mahkûmiyet kararları nedeniyle kurumumuz üzerindeki baskı oldukça arttı. Eğer şimdi göründüğü gibi savcıların bağımsızlığı kaldırılırsa, işimizi yapmak zor olmayacak, işimizi yapmak tamamen imkânsız hale gelecektir’’ şeklinde sürdürmektedir.

 

Bay Dragnea, 9 Haziran 2018 günü yapılan gösterinin, ‘‘PARALEL DEVLET’’ ile mücadelesinde kendisine olan halk desteğini göstereceğini ümit etmiştir. Fakat yapılan gösteri sıradan bir protesto gösterisi  olmaktan çok uzaktır. Birçoğu patronlarının veya mahalli parti yöneticilerinin emriyle, on binlerce insanın, ülkenin her yerinden otobüslere bindirilerek gösteri alanına getirildiği bildirilmektedir.

Soyadını vermek istemeyen 20 yaşındaki Alexandra’nın, Ludus’tan Bükreş’e gelmesi yedi saatini almıştır. Neden geldiği sorulduğunda Alexandra; ‘‘Neden burada olduğumuzu bilmiyoruz’’ cevabını vermiştir.

Katılımcıların ellerine flamalar,  bayraklar ve çeşitli  pankartlar verilmiştir. Protesto gösterisi esnasında sık sık ‘‘DERİN DEVLET’’ kınanmıştır.

Fakat ekonomik büyüme için Avrupa Birliği fonlarının önemli görüldüğü bir ülkede Bay Dragnea gösteri alanına,  Avrupa Birliğinin resmi marşı olan Beethoven’in  ‘‘Ode to Joy – Mutluluğa Övgü’’ marşıyla girmeyi de ihmal etmemiştir.

Muhalefetteki Ulusal Liberal Parti üyesi Senatör Alina Gorghiu da yaptığı açıklamada, yolsuzluğun kontrol altına alınamaması durumunda, yatırımcıların ülkeye sırtlarını dönebileceklerini ifade etmiştir.

Senatör Alina Gorghiu, partisinin, bir zamanlar Komünist diktatör Nicolae Ceausescu için yapılan saray olan Parlamento Sarayı ofisi önünde yaptığı açıklamada; ‘‘Nihai savaşın yargı tarafından kazanılacağına inanıyorum’’ ifadelerini kullanmıştır.

Fakat yirmi yıldır yargı teşkilatında olan ve kuzeydeki Cluj kentinde yargıçlık görevini yürüten Cristi Danilet, gelecekten o kadar emin değildir.

Danilet açıklamasında ‘‘Çok tehlikeli bir an. Romanya yargı teşkilatındaki bağımsız bir yargıç geleceğimden çok korkuyorum’’ sözlerini kullanmıştır.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir ve yazıda ifade edilen görüşler sayın yazarlar ve yayıncı kuruluşa aittir. Yazının çevrilerek paylaşılması, ifade edilen görüşler ve ileri sürülen iddiaları, Sun Savunma Net sitesi ve çevirenin paylaştığı anlamına gelmemektedir.

Yazının orijinal metnine aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

Claiming ‘Parallel State’ Cabal, Romania’s Leaders Target Anti-Corruption Prosecutor

BUCHAREST, Romania – The powerful leader of Romania’s governing party – convicted of voter fraud, suspected of stealing millions of dollars of European Union funds, and soon to face a verdict in a case involving abuse of power – had a message for the more than 100,000 citizens who gathered in one of the capital’s main squares recently: He is the victim.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.

Bir Cevap Yazın